YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1926
KARAR NO : 2021/9198
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2013/675 Esas 2014/66 Karar sayılı ilâmı ile sanığın TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay, 13 ay 10 gün ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmün süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonunda; 01.06.2016 gün ve 2015/26378 Esas, 2016/8326 Karar sayılı ilâm ile temyizden vazgeçme nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2021 gün, KD/2021/12431 sayılı karar düzeltme talebi üzerine CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2013/675 Esas 2014/66 Karar sayılı ilâmı ile sanığın TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay, 13 ay 10 gün ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın hükmü 20/02/2014 tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği, sanığın Buca Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği 26/04/2016 tarihli dilekçesinde “…dosyasının bir an önce infaza verilmesini…” 10/05/2016 tarihli dilekçesinde, ”Temyiz hakkımın iptal edilerek, cezamın ivedilikle onaylanılarak infaza başlatılmasını…” talep ettiği,
Yargıtay 17. Ceza Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonunda; 01.06.2016 gün ve 2015/26378 Esas, 2016/8326 Karar sayılı ilâmı ile “Sanık …’un 20/02/2014 günlü mahkumiyet hükmünü süresinde temyiz ettiği; ancak sanığın, Buca Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği 26/04/2016 ve 10/05/2016 tarihli dilekçelerinde, ”Temyiz hakkımın iptal edilerek, cezamın ivedilikle onaylanılarak infaza başlatılmasını istiyorum” şeklindeki hükmün temyizinden vazgeçtiğine yönelik beyanı karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 266/1. maddesi uyarınca vazgeçme nedeniyle dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE” karar verildiği,
Hükmün infaza verilmesinden sonra sanığın 03/10/2016 tarihli dilekçesiyle, temyizden vazgeçme niteliğindeki 26/04/2016 ve 10/05/2016 tarihli dilekçelerin kendisine ait olmadığını iddia etmesi nedeniyle Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan araştırma sonucu Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 17/04/2019 tarih ve 2018/94615 sayılı raporda; özetle “Dilekçelerdeki yazıların sanığın eli ürünü olmadığı ve temyizden vazgeçme iradesini içeren 10/05/2016 tarihli dilekçedeki imzasıyla sanığın mukayese imzaları arasında irtibat tespit edilmediği, açıkça temyizden vazgeçme iradesini taşımayan 26/04/2016 tarihli dilekçedeki imzanın ise kısmi benzerlik göstermesine rağmen basit tersimli olması nedeniyle ileri bir tespite gidilemediği” bildirildiği,
Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ek kararıyla dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiği,
Sanığın 03/10/2016 tarihli dilekçesinin esasen Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 01/06/2016 gün ve 2015/26378 Esas, 2016/8326 Karar sayılı ilamına itiraz talebi niteliğinde olduğu halde sehven 02/07/2020 tarih ve 2020/36755 sayılı tebliğname düzenlenerek dosyanın gönderildiği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/12/2020 gün ve 2020/20366 Esas, 2020/14399 Karar sayılı ilamıyla;
“Sanığın; 20/02/2014 tarihli hükmü süresinde temyizini takiben 26/04/2016 ve 10/05/2016 tarihli dilekçesi ile “Temyiz hakkının iptal edilerek, cezanın ivedilikle onaylanarak infaza başlatılmasını istediği” şeklindeki dilekçesi açıklattırılarak ve açıkca vazgeçme niteliğinde olup olmadığı sanığa tekrar sorularak sonucuna göre karar vermek gerektiği halde, 17. Ceza Dairesince 01.06.2016 tarihinde vazgeçme nedeni ile iade kararı verilmiş ise de; 17. Ceza Dairesinin bu kararına itiraz edilip edilmeyeceği yönünden incelenmek ve sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE” karar verildiği,
Sanığın hakkındaki Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2014 gün, 2013/675 Esas – 2014/66 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükümlerini süresi içinde temyiz ettikten sonra verilen ve temyiz istemesinden vazgeçme niteliğinde olan 26/04/2016 ve 10/05/2016 tarihli dilekçelerin sanığa ait olduğu konusunda kuşku oluştuğundan ve hak kaybına neden olunmaması açısından sanığın temyiz isteminin incelenmesinin gerekmesi ve Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 01/06/2016 tarih, 2015/26378 Esas ve 2016/8326 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin incelenmeden iadesine karar verilmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Yargıtay 17. Ceza Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonunda; 01.06.2016 gün ve 2015/26378 Esas, 2016/8326 Karar sayılı ilamı ile sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin iade kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık …’un temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.