Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/1931 E. 2021/11436 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1931
KARAR NO : 2021/11436
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 6/1-e, 143/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2019 tarihli ve 2019/145 esas, 2019/100 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/01/2021 gün ve 94660652-105-51-2182- 2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2021 gün ve 2021/11216 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, olay günü olan 05/01/2019 tarihinde sanık …’in … ilinde bulunduğu, gece saat 23:00’ten sonra bulunduğu yerden kendisine ait olan … numara plakalı araçla yola çıktığı, henüz … ilinde bulunduğu sırada kaza yaptığı ve aracını bırakarak taksiye bindiği, … ilçesi Azatlı kasabasına geldiğinde taksiden inerek yürümeye başladığı, o sırada yol kenarında park halinde olan ve katılan …’e ait olan … plakalı traktörü gördüğü, bu sırada saatin 01:00 olduğu ve sanık …’in katılana ait traktörü, traktörün üzerinde bulunan yağ çubuğu ile çalıştırarak bulunduğu yerden hırsızladığı, mezkur traktörle imam nikahlı eşi olan ve tanık olarak mahkeme huzurunda dinlenen …’ın ikamet ettiği, tanık …’nın babası tanık …’a ait olan ikametin önüne giderek traktörü park ettiği, daha sonra tanık …’ın ikametine girdiği ve o sırada uyuyan …’yı uyandırdığı, tanık … ve annesinin bağırması üzerine tanık …’ın yanlarına geldiği, sanık …’in korkarak dışarı çıktığı, traktörü çalıştırarak kaçmaya çalıştığı, fakat başaramadığı ve yaya olarak olay yerinden kaçtığı şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın savunmasında, sabahleyin traktörü alabilmiş olsaydı sahibine iade edeceği yönünde beyanda bulunmuş olması, olayın oluş şekli, hırsızlanan aracın niteliği ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 146/1. maddesi kapsamında kullanma hırsızlığı suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 146/1. maddesinde yer alan “Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca verilen cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hırsızlık suçunun malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hali 5237 sayılı TCK’nın 146. maddesinde “Kullanma hırsızlığı” başlığı altında; “hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Madde gerekçesinde; “Madde metninde kullanma hırsızlığı tanımlanmıştır. Bu hırsızlık şeklinin oluşması için kişi sahibinin rızası olmaksızın malı alırken, bunu belli bir süre kullandıktan sonra iade etmek amacı ile hareket etmesi gerekir. Kullanma hırsızlığında, kullanmanın her hâlde kısa sayılacak bir süre devam etmesi temel koşuldur.
Malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde, bu madde hükmü uygulanamaz, yani hırsızlık suçundan dolayı verilecek cezada indirim yapılamaz.” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.05.2016 tarihli ve 2015/13-1076 E., 2016/235 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere; kullanma hırsızlığı hükmünün uygulanabilmesi için malın suç işlemek için kullanılmamış olması gerekir, aksi hal suç işlemeyi kolaylaştıracak, bireyleri suça yönlendirecek, adeta suç işleyen faili ödüllendirmek olacaktır. Ayrıca yine anılan içtihatta “Malın iade edilmek üzere alınıp alınmadığı, failin amacı, somut olay öncesi, sırası, sanığın suç sonrası davranışları ile olayın özellikleri, failin kişisel özellikleri nazara alınarak belirlenecektir.” (Veli … İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, … Yayıncılık, … 2015, s. 614) şeklinde öğretide yer alan görüşün de benimsendiği vurgulanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan içtihadı ile aynı doğrultuda olan Dairemizin istikrar kazanan kararlarında da, kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan mal bir araç ise bu aracın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının araç alınırken mevcut olması gerektiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 04/03/2019 tarihinde sanık …’in … ilinde bulunduğu, gece saat 23:00’ten sonra bulunduğu yerden kendisine ait olan … numara plakalı araçla yola çıktığı, henüz … ilinde bulunduğu sırada kaza yaptığı ve aracını bırakarak taksiye bindiği, sonrasında … ilçesi Azatlı kasabasına geldiğinde taksiden inerek yürümeye başladığı, saat 01:00 sıralarında yol kenarında park halinde olan ve katılan …’e ait olan … plakalı traktörü gördüğü ve sanığın katılana ait traktörü, traktörün üzerinde bulunan yağ çubuğu ile çalıştırarak 05/03/2019 tarihinde çaldığı, aynı gece bu traktörle imam nikahlı eşi olan ve tanık olarak mahkeme huzurunda dinlenen …’ın ikamet ettiği, tanık …’nın babası tanık …’a ait olan ikametin önüne giderek traktörü park ettiği, daha sonra tanık …’ın ikametine girdiği ve tanık …’yı kolundan çekiştirerek evden götürmek istediği, tanık … ve annesinin bağırması üzerine tanık …’ın ve üst katta oturan …’nın amcasının yanlarına geldiği, sanık …’in korkarak dışarıya çıktığı, suça konu traktörü çalıştırmaya çalıştığı, fakat traktörü çalıştıramayınca yaya olarak olay yerinden kaçtığı, sanığın traktörü çaldıktan sonraki eylemleri nedeniyle hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ayrıca dava açıldığı ve anılan suçlardan sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2020 tarihli ve 2019/194 E. – 2020/49 K. sayılı ilamıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin istinaf incelemesinden geçerek 17/11/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; her ne kadar sanık, “Sabahleyin traktörü alabilseydim, sahibine iade edecektim.” şeklinde bir savunmada bulunmuş ise de; yukarıda ayrıntılı şekilde izah edilen olayda “malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi” koşulu gerçekleşmediği gibi ayrıca benzin ve yağ tüketildiği ve de malın suç işlemek için kullanıldığı hususları gözetildiğinde kullanma hırsızlığının unsurları bulunmadığından, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2019 tarihli ve 2019/145 E. – 2019/100 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.