YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1936
KARAR NO : 2021/12010
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2013/358 esas, 2014/544 sayılı kararının 13/01/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 10/04/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/265 esas, 2018/364 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/01/2021 gün ve 19713-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2021 gün ve 2021/14166 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2013/358 esas, 2014/544 sayılı kararının 13/01/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 10/04/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 31/3, 62/1ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2018/265 esas, 2018/364 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihinde verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının yargılaması yürütülürken suçasürüklenen çocuğa müdafi atanması konusunda Mahkemesinin talebi üzerine ilgili baro tarafından zorunlu müdafii olarak Avukat … …’ın 11/06/2013 tarihinde atandıktan sonra suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması amacıyla talimat yazılan … 2. Çocuk Mahkemesi tarafından da 09/09/2013 tarihinde suça sürüklenen çocuğa Avukat …’ın zorunlu müdafii olarak tayin edildiği ve 09/09/2013 tarihli talimat duruşmasında da adı geçen avukatın müdafii sıfatıyla suça sürüklenen çocuğun savunmasına iştirak ettiği, ancak esas mahkeme olan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli karar duruşmasına müdafii olarak Avukat … …’ın yerine yetki ile Avukat…’nın katıldığı ve kararı tefhimen öğrendiği, suça sürüklenen çocuğun müdafii sıfatıyla kendisini Avukat … …’ın yerine yetkili Avukat…’nın temsil ettiğinden haberdar olmadığı, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği ve suça sürüklenen çocuğun kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmediğinin ve karar tarihi itibarıyla 18 yaşını ikmal ettiğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli gerekçeli kararının, suça sürüklenen çocuğun kendisini temsil ettiğinden haberinin olmadığı zorunlu müdafii Avukat … …’ın yerine yetkili Avukat…’ya tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa anılan gerekçeli kararın tebliği yapılmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmediği cihetle, 3 yıllık denetim süresi başlamış sayılamayacağından bu süre içerisinde işlenen bir suçtan da bahsedilemeyeceği ve bu sebeplerle hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihinde verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının yargılaması yürütülürken suça sürüklenen çocuğa müdafi atanması konusunda Mahkemesinin talebi üzerine ilgili baro tarafından zorunlu müdafii olarak Avukat … …’ın 11/06/2013 tarihinde atandıktan sonra suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması amacıyla talimat yazılan … 2. Çocuk Mahkemesi tarafından da 09/09/2013 tarihinde suça sürüklenen çocuğa Avukat …’ın zorunlu müdafii olarak tayin edildiği ve 09/09/2013 tarihli talimat duruşmasında da adı geçen avukatın müdafii sıfatıyla suça sürüklenen çocuğun savunmasına iştirak ettiği, ancak esas mahkeme olan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli karar duruşmasına müdafii olarakavukat … …’ın yerine yetki ile avukat…’nın katıldığı ve kararı tefhimen öğrendiği, suça sürüklenen çocuğun müdafii sıfatıyla kendisini avukat … … ile yetkili avukat…’nın temsil ettiğinden haberdar olmadığı, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği ve suça sürüklenen çocuğun kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmediğinin ve karar tarihi itibarıyla 18 yaşını ikmal ettiğinin anlaşılması karşısında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli gerekçeli kararının, suça sürüklenen çocuğun kendisini temsil ettiğinden haberinin olmadığı zorunlu müdafii Avukat … …’ın yerine yetkili Avukat…’ya tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa anılan gerekçeli kararın tebliği yapılmaması nedeniyle 25/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediği, bu şekilde denetim süresinin de işlemeye başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 17/07/2018 tarihinde hüküm açıklanmış ise de; bu kararın yok hükmünde olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, (…) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 17.07.2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.