Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/19405 E. 2022/1663 K. 08.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19405
KARAR NO : 2022/1663
KARAR TARİHİ : 08.02.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi savcısının temyiz isteminin, dava zaman aşımı süresinin inceleme tarihi itibariyle dolmadığına, suça sürüklenen çocuğun eyleminin yağma suçunu oluşturduğuna ve bu suçtan kazanılmış hakkı da gözetilerek ceza verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesi nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere ilişkin yapılan incelemede;
Her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince, “18/07/2012 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 06/09/2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra 11/11/2013 tarihinde yeni suç işlediği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğa atılı suçun 5237 sayılı TCK nun 141/1. maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu, cezanın türü ve üst sınırına göre S.S.Ç’nin suç tarihinde 15 yaşından küçük olması da göz önüne alındığında 4 yıllık asli dava zaman aşımının duran zaman aşımı süresi çıkartılarak dava aşımını en son kesen nedenin suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması olduğu ve suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 14/06/2012 tarihine göre dava zaman aşımı süresinin istinafa konu karar tarihi itibariyle geçmiş bulunması nedeniyle CMK 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine” karar verildiği belirtilmiş ise de; dosyanın içerisinde yer alan evraklardan da anlaşılacağı üzere suça sürüklenen çocuğun atılı suçu suça sürüklenen çocuk … ile birlikte işlediği , … hakkında da mahkemece aynı yargılamada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuk …’nin denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 29/09/2016 tarih ve 2016/211 Esas , 2016/385 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine hükmedildiği, 5237 sayılı TCK’nun 67/2-d maddesi gereğince ” sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkumiyet kararı verilmesi halinde dava zaman aşımı kesilir.” hükmü dikkate alındığında, zamanaşımını en son kesen işlem olan 29/09/2016 mahkumiyet karar tarihinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin verdiği düşme kararı olan 22/10/2018 tarihine kadar henüz zamanaşımı dolmadığı ve eylemin TCK’nın 141/1. maddesi kapsamında kaldığına yönelik değerlendirmenin doğru olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/09/2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 11/11/2013 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK’nın 141/1, 31/2. maddelerinde belirtilen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 6 yıllık dava zamanaşımının, 27/12/2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.