Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/1941 E. 2021/11057 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1941
KARAR NO : 2021/11057
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 145/1, 31/2, 168/2 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine dair … Çocuk Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/25 esas, 2020/162 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/01/2021 gün ve 19966-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2021 gün ve 2021/9615 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 145/1, 31/2, 168/2 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine dair … Çocuk Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/25 esas, 2020/162 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 10/02/2005 doğumlu olup, suçun işlendiği 25/01/2020 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/07/2006 tarih, 2006/2-185 esas ve 2006/175 karar sayılı kararı çerçevesinde sanık aleyhine yasa yoluna başvurulması ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere hüküm bozulması mümkün olmakla;
5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup,
hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; 152,50 TL değerindeki içkiyi çalan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin miktar olarak az olmaması nedeniyle TCK’nın 145. maddesinin uygulanamayacak olması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden den de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.