Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/21627 E. 2021/21907 K. 20.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21627
KARAR NO : 2021/21907
KARAR TARİHİ : 20.12.2021

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2015 tarihli ve 2013/424 esas, 2015/800 sayılı kararının 31/12/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18/06/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin MANİSA 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2017/107 esas, 2017/223 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/09/2021 gün ve 94660652-105-45-15762-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2021 gün ve 2021/109545 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
Suça sürüklenen çocuğun 31/05/2013 tarihinde müşteki …’e yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2013 tarihli ve 2013/7034 soruşturma, 2013/2740 esas, 2013/1214 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasının, Manisa 3. Aliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2013/408 esas, 2013/346 sayılı kararıyla aynı Mahkemenin 2013/402 esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan dava ile birleştirilmesine karar verildiği, anılan dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2017/107 esas, 2017/223 sayılı kararına karşı, suça sürüklenen çocuk tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24/05/2018 tarihli ve 2018/610 esas, 2018/779 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun müşteki …’e yönelik 31/05/2013 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf incelemesine konu hırsızlığa teşebbüs suçu yönünden hükmün kaldırılmasına karar verildiği,
Gözetilerek yapılan inceleme;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesindeki; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, incelemeye konu Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2017/107 esas, 2017/223 sayılı davasının, sanık Hüseyin Durmaz’ın müşteki …’a yönelik 31/05/2013 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2013 tarihli ve 2013/7015 soruşturma, 2013/2732 esas, 2013/1211 sayılı iddianamesiyle açıldığı, yani suça sürüklenen çocuk hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, sehven dava ile ilgili olmayan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2013 tarihli ve 2013/7034 soruşturma, 2013/2740 esas, 2013/1214 sayılı iddianamesinden bahisle suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk …’ın müşteki …’e yönelik 31/05/2013 tarihli hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2013 tarihli ve 2013/2740 Esas, 2013/1214 İddianame, 2013/7034 Soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/408 Esasına kaydedildiği, dosyanın aynı mahkemenin 2013/402 Esasıyla birleştirildiği ve ardından yapılan yargılama sonucunda Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2013/402 Esas – 2014/127 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik her iki suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 07/04/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, ancak kanun yararına bozma incelemesine konu dosyada Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesince 2013/424 Esas sayılı dava kapsamında, ilk etapta kanun yararına bozma dışı sanık Hüseyin Durmaz’ın müşteki …’a yönelik 31/05/2013 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2013 tarihli ve 2013/2732 Esas, 2013/1211 İddianame, 2013/7015 Soruşturma sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasına ilişkin yargılama yapılmaktayken, suça sürüklenen çocuk …’ın müşteki …’a yönelik 31/05/2013 tarihinde gerçekleştirdiği iddia olunan hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarına ilişkin açılan ve Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/409 Esasına kaydedilen davanın Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/424 Esasıyla birleştirildiği, suça sürüklenen çocuk …’ın müşteki …’e yönelik 31/05/2013 tarihli hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle hakkında açılan davaya yönelik birleştirme kararı bulunmadığı, yukarıda izah edildiği üzere müşteki …’e yönelik suçlar bakımından Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesince ayrı yargılamanın yürütülüp sonuçlandırıldığı anlaşılmakla;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik her iki suçtan Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesince 17/11/2015 tarihli ve 2013/424 Esas – 2015/800 Karar sayılı karar ile verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde suça sürüklenen çocuğun kasıtlı başka bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan hüküm açıklama yargılaması sonucunda suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas – 2014/78 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine göre, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçundan açılmış ya da birleşen bir dava bulunmadığı halde; CMK’nın 170. ve 225. maddelerine aykırı olarak suça sürüklenen çocuğun anılan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçu ile ilgili olarak (MANİSA) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 23/03/2017 tarihli ve 2017/107 Esas – 2017/223 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 20/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.