YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21633
KARAR NO : 2021/21909
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
Nitelikli hırsızlık ve katılan …’a yönelik nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b (iki kez), 143, 116/4, 31/3 (üç kez), 62/1 (üç kez), 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 4.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2008 tarihli ve 2007/598 esas, 2008/109 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/05/2013 tarihli ve 2011/5666 esas, 2013/11431 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, anılan suçlardan suça sürüklenen çocuğun, 5237 Kanun’un 142/1-b (iki kez), 143, 168/2-4 (iki kez), 116/1-4, 119/1-c, 31/3 (üç kez) ve 62/1. (üç kez) maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis, 6 ay 20 gün hapis ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2013/380 esas, 2014/826 sayılı kararının 11/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 02/12/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 168/2-4, 116/1-4, 119/1-c, 31/3, 62/1, 50/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis, 5.000,00 Türk lirası ve 4.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2020 tarihli ve 2020/81 esas, 2020/121 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/07/2021 gün ve 13620-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2021 gün ve 2021/95582 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, kayden 13/11/1989 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği 03/10/2007 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11/03/2015 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 02/12/2015 tarihinde yeniden suç işlediği ve 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince belirtilen tarihler arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 116/1-4, 119/1-c maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun’un 66/1-d ve 66/3. maddelerine göre olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, aynı Kanun’un 66/2. maddesi uyarınca ise zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu suçlar yönünden bozma öncesi verilen karar tarihi olan 27/03/2008’den hükmün açıklandığı ve mahkumiyet hükmünün kurulduğu 01/10/2020 tarihine kadar geçen süre olan 12 yıl 6 ay 4 günden, zamanaşımı süresinin durduğu 7 ay 21 gün mahsup edildiğinde 11 yıl 10 ay 13 günlük sürenin dolmuş olduğu ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin hüküm tarihi itibariyle gerçekleştiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11/03/2015 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 05/12/2019 tarihinde kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 02/12/2015 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’nın, müşteki …’e yönelik eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 31/3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 27/03/2008 tarihi ile son mahkumiyet hükmünün verildiği 01/10/2020 tarihi arasında gerçekleştiği, yine suça sürüklenen çocuk …’nın müşteki …’a yönelik eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1, 31/3. ve 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 10 yıllık zamanaşımının, (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan 8 ay 21 günlük durma süresi de dikkate alınarak) ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 27/03/2008 tarihi ile son mahkumiyet hükmünün verildiği 01/10/2020 tarihi arasında gerçekleştiği ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir işlem de yapılmamış olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SİİRT) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 01.10.2020 tarihli ve 2020/81 E., 2020/121 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezaların kaldırılmasına, 20/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.