YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21636
KARAR NO : 2021/22217
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
Hırsızlık ve mühür bozma suçlarından sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 203/1, 62/1 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2007/132 esas, 2009/449 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2012 tarihli ve 6-2011/126382 sayılı, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın iadesine ilişkin geri gönderme kararını müteakip, sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair anılan İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2014 tarihli ve 2012/563 esas, 2014/15 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/08/2021 gün ve 642/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2021 gün ve 2021/101880 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1) İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2014 tarihli ve 2012/563 esas, 2014/15 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Karşılıksız yararlama suçu bakımından uyarlama yargılaması yapılırken suçun sübutu yönünden delillerin yeniden değerlendirilemeyeceği, yalnızca 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.
2) İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2007/132 esas, 2009/449 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Mühür bozma suçu bakımından, suç tarihinin 29/11/2006 olması ve cezaların alt sınırdan hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine eklenen “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki 9. fıkranın suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme gözetilmeden, sanıkların üzerlerine atılı mühür bozma suçuna ilişkin adlî para cezasının alt sınırının 5 gün olarak belirlenmesi yerine 180 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Kanun’un 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (İSKENDERUN) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.01.2014 tarihli ve 2012/563 Esas – 2014/15 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; 29.11.2006 tarihli eylem nedeniyle hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlünün, katılan kurumun zararını 02.12.2013 tarihinde tazmin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca sanık … hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Mühür bozma suçu bakımından, suç tarihinin 29/11/2006 olması ve cezanın alt sınırdan hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine eklenen “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki 9. fıkranın suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme gözetilmeden, sanığın mühür bozma suçuna ilişkin adlî para cezasının alt sınırının 5 gün olarak belirlenmesi yerine 180 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (İSKENDERUN) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 27.05.2009 tarihli ve 2007/132 E., 2009/449 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık … hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 203/1. maddesi uyarınca 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den, 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.