Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/21682 E. 2022/469 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21682
KARAR NO : 2022/469
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2009 tarihli ve 2007/86 esas, 2009/477 sayılı kararının itiraz edilmeden 14/07/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 29/04/2011 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli ve 2018/466 esas, 2019/477sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/07/2021 gün ve 9600-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2021 gün ve 2021/94597 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-f maddesinde düzenlenen ve 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını gerektiren hırsızlık suçu hakkında öngörülen zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66. maddesi gereğince 15 yıl olduğu ancak sanığın suça konu eylem tarihinin 31/07/2006 olması karşısında, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesindeki değişiklik öncesi yürürlükte bulunan haline göre suç tarihi itibarıyla ilgili suçun 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği ve zamanaşımı süresinin lehe hüküm içermesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi kapsamında 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda, zamanaşımını en son kesen sebep olan sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği 24/03/2008 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 28/11/2019 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kabule göre de, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli kararından önce, 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un elektrik hırsızlığını düzenleyen 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılması, 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde elektrik hırsızlığı suçunun yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’nın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f. (TCK 163.) maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.07.2009 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 29.04.2011 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan günlük durma süresi de dikkate alındığında) sanığın sorgu tarihi olan 24/03/2008 ile hükmün açıklandığı 28/11/2019 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL) 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 28.11.2019 tarihli ve 2018/466 E., 2019/477 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen karar neticesinde (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.