Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/22673 E. 2022/1027 K. 01.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22673
KARAR NO : 2022/1027
KARAR TARİHİ : 01.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanık her ne kadar atılı suçlamaları işlemediğini savunmuşsa da, kamera kayıtlarındaki kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği, kayıtlarda suç saatlerinde başka bir şahsın da bulunmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamenin “1” numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının hırsızlık suçu yönünden uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanığın atılı suçlamaları inkar ettiğinin ve pişmanlık göstermediğinin anlaşılmasına rağmen “ …incelenen adli sicil kaydında ertelemeye engel sabıkasının bulunmayışı, sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşması…” şeklindeki dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçe ile sanık hakkında tayin olunan cezaların ertelenmesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-İş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmedilen erteli hapis cezalarının kısa süreli olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası da gözetilmek suretiyle anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-İzmir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/922 Esas 2010/283 Karar sayılı ve 29/04/2010 tarihli ilamından dolayı sanığın mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 Sayılı Kanun’un 108/2.maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.