Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/22694 E. 2021/22120 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22694
KARAR NO : 2021/22120
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz taleplerinin, sadece sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar … ve … hakkında katılan …’na yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme; sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık …, sanık … ve müdafii, katılan … vekilinin temyiz isteklerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’na, sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … müdafiinin temyiz isteminin “Sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, tek delilin sanık …’nın beyanları olduğu, aralarında da menfaat çatışması bulunduğu, kamera kayıtlarının suçun ispatına yeterli olmadığı, suçta kullanılan aracın sanık … tarafından kiralandığı, kamera kayıtlarında sanığın yüzünün net olarak gözükmediği, okulda gerçekleşen eylemlerden bizzat orada bulunmayan sanığın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, kamera kayıtlarına yansıyan kişinin sanık olduğu kabul edilse dahi bu eylemin TCK’nın 37. maddesi kapsamında değil 39. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, suçun nitelikli hallerinin sanık hakkında uygulanamayacağı”, sanık …’ın temyiz talebinin “Hakkında somut delil bulunmadığı, sanık …’nın ifadesi üzerine suç atıldığı, …’nın ise suçu meslek edindiği, …’ın kendisinden 50.000 TL isteyerek ödemezse suça iştirak ettiğini söyleyeceğini belirttiği, bu nedenle kendisine suç attığı”, sanık …’ın temyiz talebinin “Köyü olan ….,e tek başına geldiği, diğer sanıkların orada olduğunu bilmediği, bir gün sonra… ve… ile karşılaştığı, … aleyhine birkaç kez tanıklık yapmış olması nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, …’ın yalan ve çelişkili beyanlarının hükme esas alındığı, suça iştirak etmediği, yolda görüp arabasına aldığı…’in aracını bırakıp gidemeyeceğini söyleyerek araçtan indiği, …’ı alıp götürmek için geriye döndüğü ancak bulamadığı, başına bir iş gelmesinden korktuğu için kaçtığı, bu sırada araca… tarafından bırakılan laptopu yol kenarına attığı”, sanık … müdafiinin temyiz talebinin “Yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği, …’ın hırsızlık olayını tutuklandıktan sonra öğrendiği, tanık …’ın Şahin’den baskı kurmak suretiyle dilekçe aldığı ve şantaj yaptığı, kamera kayıtlarındaki kişi ile sanığın profilinin uymadığı” sanık … müdafiinin temyiz talebinin “… İlçesine daha önce hiç gelmeyen ve Alanya’da ikamet eden sanığın hırsızlığa konu yerleri bilircesine kusursuz bir hırsızlık olayını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, sanığın istemeyerek de olsa kendisini bir olayın içinde bulduğu, sanığın olayı aydınlatmak için mahkemeye yardımcı olduğu, delillerdeki şüpheli durumların giderilmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre sanığın beraat etmesi gerektiği”, katılan … vekilinin temyiz talebinin ise “Ceza miktarı yönünden hükümleri temyiz ettikleri, ilk derece mahkemesi kararının taraflarınca da temyiz edildiği ve dolayısı ile CMK 283. maddesinin uygulanma durumunun bulunmadığına” ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık sanık … müdafii ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının istem gibi reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık …’ın temyiz talebinin “Köyü olan …,e tek başına geldiği, diğer sanıkların orada olduğunu bilmediği, bir gün sonra… ve… ile karşılaştığı, … aleyhine birkaç kez tanıklık yapmış olması nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, …’ın yalan ve çelişkili beyanlarının hükme esas alındığı, suça iştirak etmediği, yolda görüp arabasına aldığı…’in aracını bırakıp gidemeyeceğini söyleyerek araçtan indiği, geriye dönüp …’ı alıp götürmek istediği ancak bulamadığı, başına bir iş gelmesinden korktuğu için kaçtığı, bu sırada araca… tarafından bırakılan laptopu yol kenarına attığı”, sanık … müdafiinin temyiz talebinin “Yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği, …’ın hırsızlık olayını tutuklandıktan sonra öğrendiği, tanık …’ın …,’den baskı kurmak suretiyle dilekçe aldığı ve şantaj yaptığı, kamera kayıtlarındaki kişi ile sanığın profilinin uymadığı” katılan … vekilinin temyiz talebinin ise “Ceza miktarı yönünden hükümleri temyiz ettikleri, ilk derece mahkemesi kararının taraflarınca da temyiz edildiği ve dolayısı ile CMK 283. maddesinin uygulanma durumu bulunmadığına” ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya kapsamından sanıklar … ve …’ın …plaka sayılı araçla sanık …’yı yol üzerinden aldıkları, ilçe merkezine geldiklerinde sanıklar … ve …’nın araçtan inip katılana ait…Ticaret isimli iş yerine doğru yürüyerek ilerlemeye başladıkları, onları araçtan indiren sanık …’ın ise araçla oradan uzaklaşıp …, istikametine yöneldiği, sanık …’ın …,Ticaretin karşı tarafında gözcülük yaparken, sanık …’ın elindeki demir kesme makasıyla, …Ticaret isimli iş yerinin kapısında bulunan kepengin asma kilidini keserek içeriye girdiği, içeride bulduğu paraları aldıktan sonra iş yerinin kuyumcu olarak kullanılan odasının tahta kapısını kırarak açıp buradaki altınları aldığı, daha sonra iki sanığın iş yerinden uzaklaştıkları, … plaka sayılı araca binip, sanık … ile anlaştıkları üzere Alanya İlçesine doğru ilerledikleri ve yol üzerinde sanık … ile buluşup Alanya ilçesi istikametine doğru iki araba peş peşe seyretmeye başladıkları, çaldıkları altın ve parayı aralarında pay ettiklerinin anlaşılması karşısında, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık …’ın bu eyleminin yardım etme niteliğinde olmadığı, sanığın suçun asıl faili olup TCK’nın 37. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken TCK’nın 39/1. maddesi gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 22/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.