Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/4623 E. 2021/19245 K. 11.11.2021 T.

Yayınlanma Tarihi: 08.02.2024 16:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4623
KARAR NO : 2021/19245
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 15/06/2016 tarihli kararın tebliği için adı geçenin bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerekirken, dosya kapsamına göre yokluğunda verilen kararın sanığa Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre kovuşturma aşamasında bildirdiği ve aynı zamanda da MERNİS adresi olan adresinde babasına doğrudan 27/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında; öğrenme üzerine sanığın yapmış olduğu 11/07/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın duruşmadaki savunmalarında zararı gidermek istediğini, kendisine müştekinin hesap numarasının verilmesi halinde zararı ödemeye hazır olduğunu belirtmesi karşında; sanığa makul süre tanınıp tevdi mahalli gösterilerek zararı giderme olanığı sağlandıktan sonra sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.