Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/5579 E. 2021/9467 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5579
KARAR NO : 2021/9467
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’nın hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan eylemine uyan TCK’nın 142/1-b, 143,116/4,119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 11 yıl 3 aylık zamanaşımının ve TCK’nın 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 3 aylık zamanaşımının geçmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaşları arasında bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 Sayılı TCK’nın 31. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlediği iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman doktor raporu alınıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, uzman doktor raporunun yalnızca hırsızlık suçundan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği konusunda uzman olduğunun anlaşılması karşısında, bu rapor ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 -“Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …’nın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması”
3- Tüm suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından düzenlenen iddianamede sevk maddesi olarak yazılmadığı halde ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nın 143. ve 116/4. maddeleri ile artırım yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226/1. maddesine aykırı davranılması,
4- 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi kapsamında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, cezanın belirlenmesi sırasında dayanılan gerekçenin; suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığı, kanuna aykırılığın derecesi gibi hususların, yargılama konusu eylemin niteliği ve dosya içeriğine uygun olarak irdelenip denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda, suça sürüklenen çocukların şikayetçiye ait eczanenin kepengini yarıya kadar kaldırdıkları ve hırsızlık amacıyla kepengin altına tuğla koyup içeri girmeye çalıştıkları, işyerine girmeye çalışan şahısların olduğu anonsu ile olay yerine giden ekiplerin yaptıkları kontrolde bahse konu eczanenin kepenginin zorlanmış olduğunun tespit edildiği olayda; suça sürüklenen çocukların işyerinin kepengini zorlamış oldukları, dosya içerinde yer alan olay yerini gösteren kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından yapılan incelemesinde suça sürüklenen çocukların iş yerine giremedikleri ve eczanenin sokak üzerinde bulunduğu da anlaşıldığından hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarının teşebbüs aşamasında kaldığı eylemde ; temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesiyle ilgili olarak hüküm gerekçesinde TCK’nın 61. maddesinde belirtilen “suç konusunun önem ve değeri ile işlenen suç nedeni ile mağdurun uğradığı zarar ,suçun işlenmesi nedeni ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı suça sürüklenen çocuğun suç işlemek konusundaki kararlılığı göz önünde bulundurularak kastının yoğunluğu” gibi nedenler somut biçimde tartışılmadan, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilecek cezalarda alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinini gerektiren bir özellik olmadığı ve hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçları yönünden herhangi bir zararın oluşmadığı da gözönüne alındığında, TCK’nın 61. maddesinde belirtilen “suçun işleniş şekli ve önemi,malların değeri, kastın yoğunluğu ve arz ettikleri tehlike hali nazara alınarak” şeklinde gösterilen soyut ve yeterli olmayan gerekçelere dayanılarak, adalet ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Somut olayda, suça sürüklenen çocukların şikayetçiye ait eczanenin kepengini yarıya kadar kaldırdıkları ve hırsızlık amacıyla kepengin altına tuğla koyup içeri girmeye çalıştıkları, işyerine girmeye çalışan şahısların olduğu anonsu ile olay yerine giden ekiplerin yaptıkları kontrolde bahse konu eczanenin kepenginin zorlanmış olduğunun tespit edildiği, dosya içerinde yer alan olay yerini gösteren kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından yapılan incelemesinde suça sürüklenen çocukların iş yerine giremedikleri ve eczanenin sokak üzerinde bulunduğu da anlaşıldığından, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşıldığı olayda, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, tamamlanmış suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafii ile suça sürüklenen çocuklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.