Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/621 E. 2021/6102 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/621
KARAR NO : 2021/6102
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Borçlunun sermaye şirketi olan limited şirket olması karşısında, hacizli malların sahibi sayılmayan borçlu şirket yetkilisi sanık hakkında tayin olunan cezadan TCK’nın 289/1-2. cümle uyarınca indirim yapılması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki 2 numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanığın yetkilisi ve ortağı olduğu şirketin çekmiş olduğu kredi borcundan kaynaklı olarak katılan …Ş ile şirkete ait menkul mallara ilişkin rehin sözleşmesi yapıldığı ve söz konusu menkul malların yediemin tutanağı ile sanığa teslim edildiği, bilahare kredi borcunun ödenmemesi üzerine katılan tarafından icra takibi başlatıldığı, icra müdürlüğünce rehinli malın muhafazası için borçlunun adresine gidildiğinde rehne konu menkul malların yerinde olmadığının tespit edilmesi üzerine yapılan suç duyurusu nedeniyle sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan dava açıldığı anlaşılmış olup, TCK’nın 289. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun konusunun “resmen teslim olunan” mal olması, rehin sözleşmesi nedeniyle yapılan teslimlerde “resmen teslim” keyfiyetinin gerçekleşmemiş bulunması karşısında hükme konu eylemin unsurları itibarıyla hukuki ihtilaf olarak kalacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan ” hükme bağlanmış ” ibaresi aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren 5237 sayılı TCK’nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 23.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.