YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6931
KARAR NO : 2022/21659
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müşteki …’ın soruşturma evresinde alınan ifadesinde suça konu telefonunu apartmanı çevreleyen duvarın üzerine bıraktığını, telefonun buradan çalındığını beyan ettiği halde, müştekinin kovuşturma evresinde alınan ifadesinde ise telefonunu bahçe içerisinde bıraktığını belirttiği, dosya içerisinde olay yeri raporunun veya olay yeri krokisinin bulunmadığı, sanığın temyiz dilekçesi içeriğinde apartmanı çevreleyen duvarın olmadığını savunduğu nazara alındığında telefonun çalındığı yerin konutun eklentisi konumunda olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından, mahkemece müştekiden olay yerinin mahiyeti sorularak ve gerektiğinde olay yerinde keşif de yapılarak araştırma yapılması, yapılacak araştırma sonucuna göre telefonun çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti halinde sanık hakkında TCK’nın 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde TCK’nın 141/1 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Müşteki…’ın aşamalarda alınan ifadelerinde yılbaşı nedeniyle kutlama yapan oğlu ve sanığın da içlerinde bulunduğu arkadaşlarının yanına 22:00 sularında gittiğini, kısa süre yanlarında kalarak ayrıldığını beyan ettiği, suça konu cep telefonu numarası üzerinde yapılan iletişim tespit raporu içeriğine göre sanığın cep telefonunu 01/01/2014 tarihinde saat 20:41’de kullandığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; kovuşturma evresinde dinlenen tanık … ‘tan sanığın olay günü konuttan kaçta ayrıldığı ayrıntılı şekilde sorulup sanığın hırsızlık eylemini gece vakti işleyip işlemediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre ;
3-Sanığın hırsızlık eylemini gece vakti konut eklentisi niteliğindeki yerden çaldığının tespiti halinde; 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4-Sanığın gündüz vakti konut eklentisi niteliğinde bulunmayan yerden telefon çaldığının tespiti halinde; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.