YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7018
KARAR NO : 2023/142
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.04.2016 tarihli ve 2015/30177 soruşturma numaralı iddianame ile; “sanığın suç tarihinde ve gündüz vaktinde … Eğitim ve Araştırma Hastanesi içerisindeki MR hasta soyunma odasına girerek, müştekiye ait cep telefonunu alıp, olay yerinden uzaklaştığı, cep telefonuna adına kayıtlı telefon hattını takmak suretiyle kullandığı ve sattığı” iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi delaletiyle, aynı Kanun’un 142/2-h, 53/1 ve 63 ncü maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/307 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 62 ve 53/1 nci maddelei uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi yarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-a maddesi gereğince cezalandırıldığına ilişkindir.
B. Sanığın temyiz sebebi;”dosya kapsamında almış olduğu cezanın Yargıtay’a gönderilmesi”ne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde ve gündüz sayılan saat 06.20 sıralarında, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi içerisinde bulunan, MR hasta soyunma odasına girerek, müştekiye ait 335,00 TL değerindeki cep telefonunu alıp, olay yerinden uzaklaştığı, sanığın daha sonra, suça konu cep telefonuna, adına kayıtlı olan hattı takmak suretiyle telefonu kullandığı ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık O.Ü.’ye sattığı, telefonu O.Ü.’den satın alan tanık İ.D.’nin telefona çalıntı mesajı geldiğini belirtip telefonu kolluğa getirdiği ve tanık O.Ü. vasıtasıyla da sanığa ulaşıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, her aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul ederek olaya ilişkin görüntü kayıtlarındaki kişinin de kendisi olduğunu beyan etmiştir.
3. Tanık O.Ü., sanığın kendi el yazısı ile doldurduğu formu ibraz ederek suça konu telefonu sanıktan aldığını; tanık İ.D. ise, suça konu telefonu tanık O.Ü.’den satın aldığını, çalıntı mesajının gelmesi üzerine de, kolluk görevlilerine teslim ettiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre; … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin zemin katında bulunan MR çekim merkezindeki soyunma odasından katılana ait cep telefonunu çalmak suretiyle TCK’nun 142/1-a maddesinde düzenlenen “Kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında” ve 2. fıkrasının (h) bendinde düzenlenen “Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında” olmak üzere hırsızlık suçunun iki farklı nitelikli halini ihlal eden sanığın, suçun daha ağır cezayı içeren nitelikli hali olan TCK’nun 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken aynı Kanun’un 142/1-a maddesi gereğince cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın aşamalardaki samimi ikrarı da dikkate alındığında, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (A) bendinde açıklanan nedenle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/307 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.