Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7044 E. 2021/15825 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7044
KARAR NO : 2021/15825
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın, sanığın duruşmada bildirdiği bilinen en son adresi ile aynı olan adresine doğrudan MERNİS ihtarlı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren, 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında mahkemece 08/09/2008 tarih ve 2007/530 Esas, 2008/1022 Karar sayılı ilam ile güveni kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 11/06/2009 tarihinden itibaren denetim süresi içerisinde 29/05/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle bildirim yapılan Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/625 E. sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 141/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP’tan yapılan kontrolde uzlaşma yönünden bir değerlendirime yapılmadığının anlaşılması karşısında; bu ilam hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uzlaşmanın sağlanması halinde hükmün açıklanması koşullarının oluşmayacağı, bu durumda ise sanığın UYAP’tan adli sicil kaydı alınarak, 5 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren başka bir ilamının bulunup bulunmadığının tespit edilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak, hükmün açıklanması durumunda, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca eski hükmün aynen açıklanması gerekirken, ilk hükümde 5237 sayılı TCK’nın 155/1, 62. maddeleri uyarınca belirlenen sonuç cezanın 5 ay hapis ve 100 TL adli para cezası olmasına rağmen, uygulama maddeleri değiştirilerek hırsızlık suçundan TCK’nın 141. maddesi uygulanarak önceki karardan farklı şekilde sonuç ceza olarak da 10 ay hapis cezasına hükmedilerek hükmün değiştirilerek açıklanılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3-Kabule göre de;
Sanığın müştekinin iş yerinde iken telefonunu konuşmak bahanesi ile alıp, iş yerinden çıktığı olayda, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1 maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.