YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7136
KARAR NO : 2021/18241
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08.03.2016 gün,…sayılı kararı da dikkate alınarak, mühürleme işleminin,… Elektrik Dağıtım A.Ş’nin özelleştirme sürecinin tamamlandığı 28/01/2009 tarihinden sonra yapılması nedeniyle, mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1-Sanığın tarlasında yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında “Borcundan dolayı kesilen elektriği tekrar bağlayıp kullandığı” belirtilmesi karşısında; söz konusu tarlada suç tarihinde hangi ürünlerin ekili olduğu, bu ürünler için ne kadar su kullanılması gerektiği araştırılarak, borcundan dolayı kesim tarihi de dikkate alınarak kaçak elektrik kullandığı süre tespit edilip, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, kaçak kullanım olduğunun tespit edilmesi halinde ise;
2-6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması nazara alınarak, bilirkişiden rapor alınıp katılan kurumun vergili cezasız gerçek zararı tespit edilerek, belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
3-18/06/20013 ve 18/07/2013 tarihli tutanaklar ile dava dosyası içerisinde bulunan bir kısım soruşturma evraklarının onaysız fotokopi olduğu anlaşıldığından, fotokopi olan evrakların aslı veya onaylı suretleri denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.