YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7243
KARAR NO : 2023/151
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, CMUK’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2015 tarihli iddianamesi ile; sanığın 24.12.2014 günü hırsızlığa teşebbüs suçunu işlediğinden bahisle TCK’nın 35/1, 142/1-e ve 53. maddeleri; Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2015 tarihli iddianamesi ile; sanığın 05.01.2015 günü hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle TCK’nın 141/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/224 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 141/1, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 21.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; hakkında suç işleme kastının bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi ve lehine olan kanun maddelerinin uygulanması gerektiğini bildirip usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; sanık hakkında, katılana ait tarlalardan farklı tarihlerde iki defa ağaç kesmek suretiyle açıktan hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle atılı suçtan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. … Mahallesi … Mevkiinde bulunan katılana ait tarladaki 12 adet ağacın kesildiğine ilişkin 24.12.2014 tarihli tutanak ile … Mahallesi … Mevkiinde bulunan katılana ait tarladaki 10 adet meyve ağacının kesildiğine dair 05.01.2015 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
3. Katılan, 24.12.2014 tarihinde sanığı kendisine ait tarladan kestiği meyve ağaçlarını traktöre yüklerken gördüğünü, 05.01.2015 günü ise kendisine ait aynı mahallede farklı mevkiide bulunan meyve ağaçlarının kesildiğini fark etmesi üzerine yaptığı araştırmada bu eylemin de sanık tarafından gerçekleştirildiğini öğrendiğini, kendisine ait bakımsız tarlalardaki meyve veren ağaçların da kesildiğini tespit ettiğini beyan ederek şikayetçi olmuştur.
4. Tanık Hüseyin Sanlı aşamalarda, katılanın kendisine bildirmesi üzerine 05.01.2015 tarihli hırsızlık suçundan haberdar olduğunu, sanığın bahsi geçen konu ile ilgili kendisi ile yaptığı görüşme sırasında ağaçları kestiğini söylediğini ifade etmiştir.
5. Sanık, soruşturma aşamasında alınan savunmalarında, … Mevkiindeki ağaçları kesip traktörüne yüklediği esnada katılanın olay yerine geldiğini, … Mevkiinde bulunan meyve ağaçlarını ise kesip aracına yükledikten sonra satmaya götürdüğünü ve ekonomik sıkıntı içerisinde olmasından dolayı eylemleri gerçekleştirdiğini beyan ederek her iki eylem bakımından üzerine atılı suçlamaları ikrar etmiş; kovuşturma aşamasında ağaçların bulunduğu yerin sahipsiz ve bakımsız olduğunu düşündüğü için ağaçları kestiğini, çayın yanında yer alan ağaçları ormanlık alana ait zannederek eylemi gerçekleştirdiğini savunmuş; keşif esnasında alınan beyanında ise derenin diğer tarafındaki arazi sahiplerinden soyadını bilmediği … isimli şahsın kendisine ait ağaçları kesme talebi üzerine yanlışlıkla katılana ait … Mevkiinde bulunan ağaçları kestiğini belirtmiştir.
6. Suça konu tarlalarda yapılan keşfe dair zabıt ile bilirkişi raporu dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve Olgular başlığı altında 3, 4 ve 5 numaralı paragraflarda ayrıntıları belirtildiği üzere; sanığın aşamalardaki çelişkiler barındıran savunmalarının içeriği, katılan ve tanığın anlatımları ile olayın oluş şekli birarada değerlendirildiğinde; sanığın, katılana ait tarlalarda bulunan meyve ağaçlarını katılanın bilgi ve rızası olmadan kendisine ekonomik yarar sağlamak maksadıyla aldığı ve atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nın 62/1. maddesi gereği (1/6) oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, netice olarak belirlenen ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu, sanık hakkında TCK’nın 50 ve 51. maddeleri gereği seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme ya da CMK’nın 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına sonuç ceza miktarı itibarıyla olanak bulunmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak; TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Ancak;
02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması sanığın, 24.12.2014 ve 05.01.2015 tarihlerinde katılana yönelik zincirleme olarak hırsızlık suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “24.12.2014” olarak eksik yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/224 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.