YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7270
KARAR NO : 2022/21324
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanıkların, katılan …’a ait otomobili gündüz vakti çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, katılanın “ olay günü saat 12:45 sıralarında otomobilini ikametinin garajından çıkarttığını, garajın kapısını kapatmak için garaja giderken otomobilini, anahtarı üzerinde ve çalışır vaziyette bıraktığını, geri döndüğünde ise aracının götürüldüğünü gördüğünü ” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, suça konu otomobilin çalındığı yerin olay tarihi itibarıyla bina vasfında veya bir binanın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu, keşif yapılmak suretiyle duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sonucuna göre suça konu yerin bina veya binanın eklentisi niteliğinde bir yer olduğunun tespiti halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h; bina veya binanın eklentisi niteliğinde bir yer olmadığının tespiti halinde ise (02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alınan) aynı Kanun’un 141/1 maddesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırmayla yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinden sanıklar hakkında hükümler kurulması,
2) Sanık … hakkında kurulan hükümde mükerrerliğe esas alınan Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2008 tarih 2008/67 E 2008/301 K sayılı 04.04.2012 tarihinde kesinleşen ilamında birden fazla suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Yasa’nın 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin olan hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca hükmedilen 5 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması,
3) Sanık … hakkında kurulan hükümde, daha ağır cezayı içeren Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2010 tarihli, 20.02.2012 tarihinde kesinleşen nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-c maddesinden hükmedilen 4 yıl 7 ay hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2012 tarihli 09.06.2014 tarihinde kesinleşen 2011/364 E 2012/22 K sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Kabule göre de;
4) Sanık … hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan ilamında birden fazla suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Yasa’nın 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin olan hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.