YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7280
KARAR NO : 2021/11655
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Düşme, ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I– Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı 116/1, 119/1-c, 151/1 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını en son kesen işlem olan 16.06.2016 olan sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince,
1. 5237 sayılı TCK’nın 36/1. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmünün failin icra hareketlerini bitirme olanağı varken iradesi ile pişmanlık duyarak kendiliğinden eylemine son vermesi veya icra hareketlerini sürdürme ya da sonucu gerçekleştirme olanağı bulunduğu halde gönüllü olarak neticenin meydana gelmesini önlemesi halinde uygulanabilen bir yasa normu olduğu; somut olayda, suça sürüklenen çocukların, mağdurun evinin giriş kapısını sert bir cisimle zorladıkları, ancak açamadıkları, akabinde oda pencere korkuluğunu kaynak yerlerinden kırarak yukarı doğru kaldırdıkları, pencere camını kırdıkları, bu sırada mağdurun ikametine doğru gelmesi nedeniyle suça sürüklenen çocukların herhangi bir şey çalamadan olay yerinden kaçmaları biçiminde gelişen eylemde, gönüllü olarak vazgeçtiklerini gösteren herhangi bir delil bulunmadığından üzerlerine atılı ve sübut bulan hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkumiyetleri yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle atılı suçtan olayda uygulama imkanı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2. TCK’nın 142/4. maddesi gereğince suç tarihi itibariyle hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet aranmayacağı gözetilmeden, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle yazılı şekilde suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından düşme kararları verilmesi,
3. Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’ın TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.