YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7350
KARAR NO : 2023/197
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.12.2015 tarihli, Esas No: 2015/46668, İddianame No: 2015/37275 sayılı iddianamesi ile, Mahkemenin kabulünde yer aldığı şekildeki anlatımla, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h.2, 43 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/628 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süresi içerisinde verdiği 12.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, ürünün bedelini bizzat ödediğini, sabıka kaydının bulunmamasının Mahkemece dikkate alınmadığını, cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının tarafına uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, lehe olan yasal hükümlerin uygulanmadığını beyan etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 27.11.2015 tarihinde saat 14:00 sıralarında, Cevahir AVM içerisindeki YKM mağazasından, 699,95 TL değerindeki takım elbiseyi soyunma odasında alarmını elbiseye zarar vermek suretiyle söküp, üzerine giyerek parasını ödemeden mağazadan çıkmak istediği sırada, elbise içerisindeki gizli alarmın çalması üzerine yakalandığı, sanığın suçu ikrar ettiği, katılan vekilinin 15.07.2016 tarihli dilekçesine göre takım elbiseye alarmını çıkartırken verdiği zararı giderdiği, Mahkemece sanığa TCK’nın 35. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek ve teşebbüsün derecesi dikkate alınarak 1/4 oranında indirim yapıldığı, her ne kadar iddianamede sanık hakkında aynı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, koşulları oluşmadığından bu madde hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, TCK’nın 51. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl ve daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelelenebilir” şeklindeki düzenleme ve somut olaydaki sanığın hırsızlık suçundan 2 yıldan fazla hapis cezası ile cezalandırılmış olması karşısında, kanunen erteleme müessesesinin uygulanmasına engel bulunduğu belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5271 sayılı Kanun’un 231/5 (a) maddesindeki; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına hükmedilmesi aranan kanunî bir koşul olduğundan somut olayda sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş olması karşısında, Mahkemece, kanunen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına engel bulunduğundan, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/628 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.