Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7368 E. 2023/169 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7368
KARAR NO : 2023/169
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli ve 2012/475 Esas, 2014/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 19.03.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/119 Esas, 2016/359 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı ve şikâyetçinin hiçbir zararı bulunmadığı halde hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin mağduriyetine sebep olduğuna, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ağır olduğuna ve re’sen görülecek diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 18.05.2012 günü saat 02.15 sıralarında şikâyetçiye ait kamyondan temyiz dışı sanık A.H ile birlikte mazot çalmaya karar verdikleri, bu amaçla yanlarında tornavida, hortum ve boş mazot bidonlarının bulunduğu, sanığın suça konu kamyon deposu ile uğraştığı esnada rutin devriye görevi yapan polis memurlarınca fark edilerek yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Kolluk güçlerince suç tarihinde tanzim olunan 18.05.2012 tarihli Tutanak dava dosyasında mevcut olup, tutanağa göre sanığın 18.05.2012 günü saat 02.15 sıralarında suça konu kamyonetin deposundan mazot çalmaya çalıştığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1- Her ne kadar sanık suçun teşebbüs aşamasında kalması ve şikâyetçinin zararının bulunmaması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesinin mağduriyetine sebep olduğuna, bu nedenle usul ve yasaya aykırı ve ağır olduğunu ifade etmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin birinci fıkrasının; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” şeklinde düzenlendiği, somut olayda da sanığın suça konu kamyonun deposunu kurcalarken elinde olmayan bir sebep olan polis ekipleri tarafından yakalanması nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, suçunu da ikrar ettiği ve suçun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla; sanığa teşebbüs aşamasında kalan eyleminden ötürü tamamlanmış suça oranla daha az ceza verileceği dolayısıyla sanık hakkında da tayin olun cezadan teşebbüs hükümleri uygulanarak yarı oranında indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu ve mahkemece takdir edilen ceza ve indirim miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3-Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/119 Esas, 2016/359 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.