YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/737
KARAR NO : 2021/4955
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, şikayetçi … vekili
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müşteki … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi … vekilinin hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla; şikayetçi vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4-Suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde yer alan “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından hükmolunan ve hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, hapse çevrileceğine dair ihtar yapılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, “görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçu bakımından ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtarına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiiinin ve şikayetçi … vekilinin; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi …’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından; şikayetçi kurumun kamu malına zarar verme suçu bakımından 5271 sayılı CMUK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Şikayetçi …’na sanık hakkında kamu malına zarar verme suçu bakımından, davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2-24/10/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu TCK 179/2. maddesi kapsamına giren suç yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve şikayetçi … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kamu malına zarar verme suçu bakımından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 10/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.