Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7376 E. 2023/341 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7376
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 inci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen ele alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin 23.12.2015 günü saat 18:00 sıralarında … plakalı aracını … Devlet hastanesi otoparkı girişi karşısında bulunan bir otoparka park ettiği, 24.12.2014 günü saat 00.15 sıralarında aracının başına geldiğinde aracının sağ ön kapısının üst kısmının dışarı doğru eğilmiş olduğunu gördüğü, araca sol kapısından girdiğinde … marka teybinin ve torpido gözünde bulunan … marka Navigasyon cihazının çalınmış olduğunu fark ederek şikâyetçi olduğu, yapılan araştırmalar sonucunda sanığa ulaşıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamaya yönelik ikrarda bulunduğu ve suça konu eşyaları temyiz dışı sanık …’e sattığını ifade ettiği belirlenmiştir.
3. Temyiz dışı sanık …’e kolluk görevlilerince ulaşılması üzerine suça konu eşyalardan navigasyon cihazının şahısta ele geçirilerek şikâyetçiye teslim edildiği belirlenmiştir.
4. Şikayetçi beyanı ile olayın oluş şekli ve tutanaklar aynı yöndedir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında zararın soruşturma aşamasında giderildiği kabul edildiği ve hırsızlık ile mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasına göre 2/3 oranında yapıldığı halde uygulama maddesinin 168. maddesi şeklinde gösterilmesi mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
2. Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, sanığın suça konu eşyaları sattığı kişiyi söyleyip soruşturma aşamasında bu eşyalardan navigasyon cihazının iadesini sağladığı ancak söz konusu navigasyon cihazını satın alan 3. kişinin zararının giderildiğine ya da sanığın satın alandan elde ettiği paranın kazanç müsaderesine konu edildiğine dair bir bilgi, belge veya beyan dosya içerisinde bulunmadığından, bu husus netleştirilmeden eksik kovuşturma ile sanık hakkında hırsızlık suçu ve yine mala zarar verme suçunda zarar giderilmediği halde 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
3. Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 inci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/585 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.