YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7402
KARAR NO : 2023/89
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan neticeten 1.320, 00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmış; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini
gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/868 Esas, 2016/361 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 151/1, 31/3, 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hırsızlık suçundan kurulan hükmün aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin 3 ncü fıkrası uyarınca 3 yıl denetim altında bulundurulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii, yasal süresi içerisinde vermiş olduğu 23.03.2016 hakim havale tarihli temyiz dilekçesinde özetle; hakkında verilen hükümleri gerekçe göstermeksizin temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın babasına ait olup katılanın kullanımında olan ve ikametinin eklentisi olan bahçesindeki açık garajda bulunan … plaka sayılı motosiklet,13.08.2014 tarihinde, gündüz sayılan zaman diliminde, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak, oturağının altındaki bagajda bulunan katılana ait sürücü belgesi, ruhsatı, içerisinde 30 Euro bulunan cüzdan, bankomat kartı, katılanın emlakçılığını yaptığı bazı evlerin anahtarları ile birlikte çalınmış, 14.08.2014 günü saat 02.30 sıralarında, kolluk görevlilerini gören üç kişi, plakasız motosikleti bırakarak kaçmışlar, motosikletin şasi numarasından yapılan sorguda katılana ait olduğu anlaşılmıştır.
2.Söke İlçe Emniyet Müdürlüğünün 12.09.2014 tarihli yazısı ekindeki mukayese tablosuna göre, suça konu motosikletin direksiyon muhafazası üzerinden elde edilen parmak izinin suça sürüklenen çocuğun sağ el baş parmak izi ile aynı olduğu tespit edilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk, soruşturma aşamasında “Üzerime atılı suçu kabul ediyorum, ben olayı hatırlamıyorum, ancak yapmışımdır” şeklindeki beyanı ile suçu ikrar etmiş olmasına rağmen, kovuşturma aşamasında “O ifademde her ne kadar olayı hatırlamıyorum, ancak yapmışımdır demiş isem de şu anda verdiğim ifade doğrudur, olay günü motosikleti Savuca’da bir tepede gördüm, motosiklete bindim, sonra geri indim, bana saydığınız diğer eşyaları almadım, savcılıkta beyan verirken hatırlamadığımı söylemiştim, uyuşturucu madde kullandığım için hatırlamıyorum, hırsızlık suçunu işlemedim” şeklinde savunmalarda bulunmuştur.
4. Katılan kovuşturma aşamasında, çalınan eşyalarının kendisine iade edilmediğini, maddi zararının yaklaşık 300-500 TL olduğunu, kısmi iade olursa cezadan indirime rızasının bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Oluş, dava dosyası kapsamı, keşif, bilirkişi raporu, parmak izi tespiti, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki ikrarı karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça
sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinin (3) numaralı alt bendinde açıklanan nedenlerle Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/868 Esas, 2016/361 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.