Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7408 E. 2023/279 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7408
KARAR NO : 2023/279
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.01.2016 tarihli ve 2015/20052 Soruşturma numaralı iddianame ile; “sanığın suç tarihinde saat 05.00 sıralarında lokantada birlikte oturduğu katılanın çantasını gizlice kurcalayarak, katılanın çantasının içindeki, katılanın annesi adına olan kredi kartı ile katılanın nüfus cüzdanını çaldığı” iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1 ve 53/1. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 168/2, 62. ve 53/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; “sanığın hırsızlık kastı ile hareket etmediğine, sanık hakkında haksız ve hukuka aykırı bir hüküm verildiğine” ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde gece vakti sayılan saat 05.00 sıralarında lokantada aynı masada oturduğu katılan …’ın çantasını gizlice kurcalayarak, katılanın çantasının içindeki, katılanın annesi adına olan kredi kartı ile katılanın nüfus cüzdanını aldığı, çalmış olduğu banka kartıyla iki ayrı bankamatikten toplam 1.500,00 TL parayı katılandan habersiz bir şekilde çektiği, sanığın kovuşturma aşamasında katılanın tüm zararını karşıladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasındaki beyanında, kartı katılanın kendisine para çekmesi için verdiğini, ayrıca kartın şifresini de kendisine söylediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, katılanın çantasından habersiz bir şekilde kartı alıp ATM’den 1.500,00 TL para çektiğini beyan etmiştir.
3. Katılan aşamalarda, suç tarihinde tanışmış olduğu sanığın kendisinin haberi ve izni olmaksızın kartını alarak ATM’den para çektiğini beyan ettiği, ayrıca katılan dosya arasında bulunan 21.04.2016 tarihinde, sanık tarafından zararının giderildiğini belirtir dilekçe ibraz ettiği anlaşılmıştır.
4. 16.11.2015 tarihli CD İzleme Tutanağına göre, beyanlarla örtüşür şekilde, katılanın bir süreliğine masadan ayrılmasını fırsat bilen ve arkası dönük olması sebebiyle yüzü görünmeyen şahsın katılanın çantasını kurcaladığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında, kartı katılanın kendisine para çekmesi için verdiğini, ayrıca kartın şifresini de kendisine söylediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, katılanın çantasından habersiz bir şekilde kartı alıp ATM’den 1.500,00 TL para çektiğini beyan ettiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik ve sanık müdafiinin sanığın hırsızlık kastı ile hareket etmediğine, sanık hakkında haksız ve hukuka aykırı bir hüküm verildiğine ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/724 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.