Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7500 E. 2023/232 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7500
KARAR NO : 2023/232
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2014/260 E., 2016/248 K. sayılı kararı ile;

a) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 inci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; aleyhine verilen hapis cezasının kanun ve hukuka aykırı olduğuna, ailesinin geçimini kendisinin sağladığına, cezanın infazı halinde ailesinin mağdur olacağına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ve katılanın komşu oldukları, dosyaya konu olay öncesinde katılanın sanığın eşiyle münakaşa edip sanığın eşine hakaret ettiğinin sanığın eşi tarafından sanığa haber verilmesi üzerine, sanığın bu durumun oluşturduğu öfke ve tahrik ile katılanın daire kapısının önüne geldiği, sanık ile katılan arasında çıkan arbede sonucunda katılanın adli rapor ile de uyumlu olan beyanına göre sanığın katılanın kafasına odun ile vurarak katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve katılanın kapısına tekme atmak suretiyle kapının kilit kısmına zarar verdiği anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında, eşine katılanın hakaret etmesi üzerine katılanın kapısına çıkarak ziline bastığını, katılan ile aralarında bir boğuşma geçtiğini, ancak komşuların ayırdığını, katılanın kapısını kesinlikle kırmadığını, katılan ve eşinin olay sırasında kırdıklarını beyan etmiştir.

3.Katılan, sanığın eşi ile aralarında ses nedeniyle ufak bir tartışma olduğunu, sonrasında sanığın yanında kayınbiraderi F.Ş. ile birlikte gelerek kapısını kırdığını ve elindeki odun ile kafasına vurup kendisini darp ettiğini beyan ederek şikayetçi olmuştur.

4. Kolluk tarafından hazırlanan 19.07.2014 tarihli görgü tespit tutanağında, katılanın dairesinin ahşap doğrama kapısının kilit kısmının kırık olduğu ve yerinden çıktığı tespit edilmiştir.

5. Dosya içerisindeki adli muayene raporu ile Adli Tıp Kurumunun 15.08.2014 tarihli raporuna göre katılanın olay sebebiyle başından, omuzundan ve kolundan yaralandığı, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede olduğu belirlenmiştir.

6. Katılanın eşi A.O. Tanık sıfatıyla dinlenmiş, katılan ile benzer yönde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

7. Sanık ile katılanın komşusu olan tanık K.Y, kavga sesleri üzerine çıktığında tarafların ayrılmış olduğunu, kimin ne yaptığını görmediğini, ancak kapı kolunun hasarlı olduğunu gördüğünü beyan etmiştir.

8. Sanığın akrabası olan ve olay anında yanında olduğu belirtilen tanık F.Ş., sanık ile benzer yönde beyanda bulunmuştur.

9. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2014/260 E., 2016/248 K. sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.