YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7576
KARAR NO : 2023/272
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1 inci maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2015 tarihli ve 2015/413 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şikayetçinin ağaçlarını kestiğinden bahisle mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1 ve 53 üncü maddelerinden cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/269 E., 2016/179 K. sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan ek savunması da alınmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 152/1-c, 62/1, 53/1 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın 20.04.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, suça konu ağaçları kesmediğini, kestiği ağaçların … Köyü 122 ada 12 ve 13 parselde olduğunu ve suça konu 122 ada 5 parsel ile birlikte aynı adanın 12 ve 13 parselinin de iştirak halinde mülkiyette olduğunu, bilirkişi raporunun isabetli olmadığını ve kendisine tayin olunan cezanın ertelenmesi gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY, OLGULAR VE GEREKÇE
1. Olay tarihi olan 21.01.2015’te sanık … hakkında katılan …’a ait ve … Köyünde kain olan 122 ada 5 parsel’de bulunan ağaçları kesmek suretiyle zarar verdiğinden bahisle dava açıldığı, sanığın suça konu ağaçları kestiği yerin 122 ada 12 ve 13 parselde olduğunu savunmasına karşın, 10.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda suça konu dört adet kavak ağacının kesildiği yerin 122 ada 5 parselde bulunduğunun belirtildiği ve suça konu 122 ada 5 parselin de … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli ve 2013/74 Esas, 2013/484 Karar sayılı kararı ile katılan adına tescil gördüğü anlaşıldığından sanığın nitelikli mala zarar verme suçunu işlediği belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalarda kestiği ağaçların 122 ada 12 ve 13 parsel olduğunu, ayrıca ağaçların kesildiği alanda çok sayıda hissedar olduğunu savunmuştur.
3. 10.02.2016 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde mevcuttur.
4. Sanık hakkında katılanın 122 ada 5 parseldeki ağaçlarını kestiği iddiasıyla açılan dava sonucunda 10.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda suça konu ağaçların kesildiği yerin … Köyünde kain 122 ada 5 parselde olduğu tespiti ve sanığın babası …’dan kendisine kalan hissesinin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli ve 2013/74 Esas, 2013/484 Karar sayılı kararı ile katılan adına tescil gördüğü anlaşılmıştır. Bununla birlikte suça konu ağaçların kesildiği 122 ada 5 parselde sanığın babası …’un 1/12 hissesi, katılanın ise 2/12 hissesi bulunmaktadır. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli ve 2013/74 Esas, 2013/484 Karar sayılı kararı ile sanığın kabulüne dayalı olarak babası …’dan intikal eden hissenin katılan adına tesciline karar verilmiş ise de, ilgili taşınmazın müstakilen katılana intikal etmediği ve mirasçılar arasında müşterek mülkiyetinin devam ettiği anlaşılmıştır. Suça konu ağaçların kesildiği 122 ada 5 parselin de tarafların murislerinden kendilerine intikal eden müşterek mülkiyetli taşınmazlar olduğu ve sanığın suça konu ağaçları kesmeden önce diğer hisse sahiplerinden de izin aldığını savunması ve taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi de nazara alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında üzerine atılı nitelikli mala zarar verme suçundan beraat kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde 4. fıkrada açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.