YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7608
KARAR NO : 2023/30
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2014/478 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca 3 yıl hapis,
konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan, aynı kanunun 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve TCK’nın 53 ve 58. maddeleri gereğince de hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık … müdafiinin temyiz istemine yönelik özet olarak; 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen kanunî süreden sonra öne sürülen temyiz isteminin, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında yalnızca fotoğraftan yaptırılan teşhise itibar edilmek suretiyle eksik inceleme sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesine ilişkindir.
B. Sanık …’nın Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında hiçbir somut delil bulunmaksızın, katılanların çelişkili teşhislerine itibar edilmek suretiyle eksik inceleme sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan …’in yanında diğer sanık … da bulunmaktayken olay günü saat 13.00 sıralarında katılanların zemin katta bulunan evlerinin camına vurduğu, katılanlar ve yanlarında bulunan tanık …’ün kapıyı açması üzerine sanıklardan …’in yardım için muhtarlıktan geldiklerini söyleyip, elindeki 200,00 TL’yi katılan …’e uzattığı ve 100,00 TL’sini geri getirmesini istediği, katılan …’ün de odasına giderek sanık …’in verdiği 200,00 TL ile birlikte 460,00 TL toplam parasını da alıp, masanın üzerine koyduğu ve yanlışlıkla 100,00 TL yerine 20,00 TL vermesi üzerine sanık …’in 100,00 TL vermesi için katılan …’ü tekrar odasına gönderdiği, bu sırada tanık …’den evin dışındaki araçta bulunan temyiz dışı sanık …’ın da su istemesi üzerine tanık …’ün su alıp evin dışında bulunan araca diğer katılan … ile birlikte götürdüğü ve bu sırada da tanık …’ün evden sanık …’nın çıktığını gördüğü, eve döndüklerinde de 460,00 TL paranın tamamının çalındığını fark ettiği, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde katılanların evlerinin içinde bulunan parayı çaldıkları belirlenmiştir.
2. Sanıklar savunmalarında özetle; her aşamada üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3. Katılan …’ün sanıkları teşhis ettiği … Polis Merkezi Amirliğinin 2014/914 sayılı fotoğraf teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Tanık Ayşe Ergül duruşma sırasında sanık …’in yanındaki şahsın sanık … olduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Sanık … Hakkındaki İstem Yönünden
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2014/478 Esas, 2016/218 Karar sayılı yokluğunda verilen kararın, sanık müdafiine 11.07.2016 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve hükümlerin ise yine sanık müdafii tarafından 20.04.2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Buna göre sanık müdafiinin 20.04.2016 tarihinde öne sürdüğü temyiz isteminin kanunî süresinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Sanığın eyleminin bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edildiği ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında uygulama maddesinin, 5237 sayılı TCK’nın 142 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (b) bendi yerine TCK’nın 142 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
3. Somut olayda sanığın yanında diğer sanık … da bulunmaktayken katılanların evlerinin camına vurarak kapıyı açtırıp, yardımda bulunma bahanesiyle önce katılan …’e 200,00 TL’yi uzattığı ve 100,00 TL’sini geri getirmesini istediği, katılan …’ün de odasına giderek sanığın verdiği 200,00 TL ile birlikte 460,00 TL toplam parasını alıp, masanın üzerine koyduğu ve yanlışlıkla 100,00 TL yerine 20,00 TL vermesi üzerine sanığın 100,00 TL vermesi için katılan …’ü tekrar odasına gönderdiği, bu sırada tanık …’den evin dışındaki araçta bulunan temyiz dışı sanık …’ın da su istemesi üzerine tanık …’ün su alıp, evin dışında bulunan araca diğer katılan … ile birlikte götürdüğü ve bu sırada da sanığın katılanların evinden 460,00 TL parayı almış olduğu anlaşılmış olup, sanık müdafiinin yalnızca fotoğraftan teşhis yaptırıldığını iddia etmesine karşın, sanığın her iki katılanın yanı sıra tanık … tarafından da mahkemede görüntüsü izlettirilip, sesi dinletilmek suretiyle teşhis yaptırılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık …’nın Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Sanığın eyleminin bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edildiği ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında uygulama maddesinin, 5237 sayılı TCK’nın 142 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (b) bendi yerine TCK’nın 142 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
3. Somut olayda sanığın yanında diğer sanık … de bulunmaktayken katılanların evlerinin camına vurarak kapıyı açtırıp, yardımda bulunma bahanesiyle önce katılan …’e 200,00 TL’yi uzattığı ve 100,00 TL’sini geri getirmesini istediği, katılan …’ün de odasına giderek diğer sanık …’in verdiği 200,00 TL ile birlikte 460,00 TL toplam parasını alıp, masanın üzerine koyduğu ve yanlışlıkla 100,00 TL yerine 20,00 TL vermesi üzerine diğer sanık …’in 100,00 TL vermesi için katılan …’ü tekrar odasına gönderdiği, bu sırada tanık …’den evin dışındaki araçta bulunan temyiz dışı sanık …’ın da su istemesi üzerine tanık …’ün su alıp evin dışında bulunan araca diğer katılan … ile birlikte götürdüğü ve bu sırada da sanığın katılanların evinden 460,00 TL parayı almış olduğu anlaşılmış olup, sanığın katılan … tarafından soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki fotoğraf teşhisi ile duruşmadaki teşhisinde çelişki olmasına rağmen buna itibar edildiğini iddia etmesine karşın, mahkemece çelişkinin giderilmesi için duruşmada tekrar sanığın ceza evindeki hareket halindeki görüntüsü de katılan …’e izlettirilip, sesi de dinlettirilmek suretiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde çelişkinin giderilmesi ve tanık …’ün de evin içinden sanığı çıkarken gördüğünü beyan etmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2014/478 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin ve sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.