YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7615
KARAR NO : 2023/274
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2015 tarihli ve 2015/534 numaralı iddianamesiyle sanıklar hakkında katılanın evine kapı kilidini kırmak suretiyle girerek, oyun konsolunu, harici hard diskini ve üç adet telefonunu çaldıklarından bahisle hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1, 53 ve 58. maddelerinden cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/170 E., 2016/326 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince 3 yıl, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan aynı Kanun’un 116/1 ve 119/1-c gereğince 18 ay ve mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ün 17.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, atılı suçları işlemediğini ve sabıkalı olması sebebiyle mahkûm edildiğini, diğer sanık … de aynı tarihli temyiz dilekçesinde özetle, atılı suçları işlemediğini ve olayda sadece kendisinin aracının kullanılmış ve sabıkalı olması sebepleriyle mahkûm edildiğini talep etmiştir.
III. OLAY, OLGULAR ve GEREKÇE
1. Olay tarihi olan 02.09.2013’te gündüz vakti sayılan saat 15.30 ile 16.00 arasında katılan … ile aynı apartmanda oturan komşusu tanık …’nun eşinin şüphelenip, durumu komşusu tanık …’e ve eşi olan tanık …’ya bildirmesi üzerine tanık İlknur ve yengesi birlikte katılanın evine çıkarlarken yanlarından bir kişinin indiğini görükleri, katılanın dairesine geldiklerinde kapı kilit göbeğinin sökülmüş olduğunu görüp, kapı kilidinin boşluğundan tutmaları üzerine evden iki kişi çıkıp kaçtığı, bu sırada evin önüne gelen tanık …’nın çıkan kişilerden birini takip etmeye başladığı ve takip sonucunda sanıklardan …’ü yanında katılanın evinden çalınan iki adet telefon ile birlikte yakaladığı, sanık …’ın olay günü … plakalı araçla diğer sanık … ve yanında temyiz dışı sanık … ile birlikte yola çıktıklarını, … ilçesine geldiklerinde sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın araçtan inip, bir süre sonra yanına suça konu telefonlarla geldiklerini ve sanık …’in telefonları kendisine verip, oradan uzaklaştığını savunduğu, sanık …’in ise atılı suçlamaları reddedip, aracını … ilçesine gitmek için sanık … ve temyiz dışı sanık …’a verdiğini ve daha sonra hırsızlık olayını yaptıklarını temyiz dışı sanık …’ın kendisine anlattığını, ayrıca suçun işlendiği yerde olmadığını savunduğu; ancak sanık …’in kullandığı … ve … numaralarından olay yeri olan …’den baz istasyonu bilgisi de alındığı anlaşıldığından sanıkların üzerilerine atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından mahkum oldukları belirlenmiştir.
2. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Sanıklardan …’in kullandığı … ve … numaralarından alınan iletişim tespit tutanakları dosya içerisinde mevcuttur.
4. TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Olay tarihi olan 02.09.2013’te gündüz vakti sayılan saat 15.30 ile 16.00 arasında katılan … ile aynı apartmanda oturan komşusu tanık …’nun eşinin şüphelenip, durumu komşusu tanık …’e ve eşi olan tanık …’ya bildirmesi üzerine tanık İlknur ve yengesi birlikte katılanın evine çıkarlarken yanlarından bir kişinin indiğini görükleri, katılanın dairesine geldiklerinde kapı kilit göbeğinin sökülmüş olduğunu görüp, kapı kilidinin boşluğundan tutmaları üzerine evden iki kişi çıkıp kaçtığı, bu sırada evin önüne gelen tanık …’nın çıkan kişilerden birini takip etmeye başladığı ve takip sonucunda sanıklardan …’ü yanında katılanın evinden çalınan iki adet telefon ile birlikte yakaladığı anlaşılmıştır. Sanık …’ın olay günü … plakalı araçla diğer sanık … ve yanında temyiz dışı sanık … ile birlikte yola çıktıklarını, … ilçesine geldiklerinde sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın araçtan inip, bir süre sonra yanına suça konu telefonlarla geldiklerini ve sanık …’in telefonları kendisine verip, oradan uzaklaştığını savunmasına karşın, tanık …’in kovuşturma evresinde açıkça katılanın evinden çıkarken gördüğü kişilerden birisinin sanık … olduğunu ve diğer tanık …’nun da apartmandan elinde malzemelerle çıkan kişinin sanık … olduğunu net olarak beyan etmeleri ve sanık …’in ise olay yerinde olmadığını iddia etmesine karşın kullanmış olduğu … ve … numaraları telefonların … ilçesinde kullanıldıklarının anlaşılması nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.