Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7655 E. 2023/697 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7655
KARAR NO : 2023/697
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2016 tarihli ve 2016/10807 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında kardeşi olan şikâyetçi …’ın evine gelip, evden şikâyetçinin çocuğunun şarja takılı olan cep telefonunu çaldığı ve aynı gün yeğeni olan diğer şikâyetçi ile de yürüme bahanesiyle dışarı çıkıp, birisiyle konuşmak için cep telefonunu isteyip, daha sonra geri vermediği iddiasıyla şikayetçi …’e yönelik eylemi sebebiyle TCK’nın 142/2-h, 53 ve 58. maddelerinden ve diğer şikâyetçi …’a yönelik eylemlerinden de aynı Kanun’un 141/1, 53 ve 58. maddelerinden cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/238 Esas, 2016/482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan şikâyetçi …’a karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve şikayetçi …’ya yönelik aynı Kanun’un 141/1, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve her iki ceza yönünden hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 17.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle aldığı 5 yıl cezayı temyiz etmek istediğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 31.07.2015’te sanığın ablası olan şikâyetçi …’ın evine saat 02.30 sıralarında geldiği, aynı gün saat 18.00 sıralarında evden şikâyetçinin 9 yaşındaki oğlu …’ın telefonunun çalındığı, daha sonra yine aynı gün saat 19.40 sıralarında sanığın bu kez yeğeni olan şikâyetçi … ile birlikte gezmek için dışarı çıktığı ve birini aramak için şikâyetçiden … marka cep telefonunu alıp, uzaklaştığı, şikayetçiler … ve …’ın telefonları sanığın çaldığını beyan ettikleri, kovuşturma evresinde şikâyetçilerden …’ün şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu sebeplerle mahkeme sanığın her iki şikâyetçiye karşı eylemlerinden dolayı ayrı ayrı mahkûm edildiği belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ve 23.03.2016 tarihli Bilirkişi raporu da dava dosyası içine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Olay tarihi olan 31.07.2015’te sanık …’ın ablası olan şikâyetçi …’ın evine saat 02.30 sıralarında geldiği, aynı gün saat 18.00 sıralarında evden şikâyetçiye ait olan ve 9 yaşındaki oğlu …’ın telefonunun çalındığı, saat 19.40 sıralarında sanığın bu kez yeğeni olan şikâyetçi … ile birlikte gezmek için dışarı çıktığı ve birini aramak için şikâyetçiden … marka cep telefonunu alıp, uzaklaştığı, şikâyetçiler … ve …’ın telefonları sanığın çaldığını beyan ettikleri ve sanığa suç atmalarını gerektirecek bir husumetin de bulunmadığı ve dosya kapsamına göre olay tarihinde şikâyetçilerin evine sanıktan başka bir kimsenin gelmediği de anlaşıldığından, sanığın her iki şikâyetçiye yönelik eylemleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Ancak sanığın şikâyetçi …’ün 9 yaşındaki oğlunun cep telefonunu çalması eylemine yönelik olarak 31.05.2016 tarihli oturumda şikâyetçinin sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi ve sanığın da 11.05.2016 tarihli oturumda hakkında şikâyetten vazgeçme olursa kabul edeceğini belirttiği anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki; sanık ile şikâyetçi … aynı konutta beraber yaşamayan kardeştirler ve TCK’nın 167/2. maddesi gereğince sanığın bu suçtan cezalandırılabilmesi şikâyete tabidir. Somut olayda ise usulüne uygun bir şikâyetten vazgeçme ve bunun kabulü söz konusu olduğundan mahkemece sanık hakkında şikâyetçi …’a yönelik eyleminden dolayı hırsızlık suçundan şikâyetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanığın olay tarihinde aynı konutta beraber yaşamadığı yeğeni olan şikâyetçi … ile gezmek için dışarı çıktığı ve birini aramak için şikâyetçiden … marka cep telefonunu alıp bir daha da geri vermediği anlaşılmıştır. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın şikâyetçi …’a yönelik eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/238 Esas, 2016/482 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.