YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7664
KARAR NO : 2023/190
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/332 Esas, 2016/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; şikâyetçinin işyerinden hırsızlık yapmadığı, söz konusu cep telefonunu yolda bulup kullandığı, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 07.11.2013 günü saat 15.00 sıralarında gündüz vakti, şikâyetçinin işyerine müşteri gibi girdiği, işyerinde bulunan şikâyetçinin başka bir işle meşgul olduğu sırada, masa üzerinde duran şikâyetçiye ait Nokia N700 marka cep telefonunu alıp işyerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan getirtilen kayıtlardan, suç tarihinden bir gün sonra 08.11.2013 günü sanığa ait hattın suça konu cep telefonuna takılarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında, şikâyetçinin işyerinden hırsızlık yapmadığını, suça konu cep telefonunu, şikâyetçinin işyerinin bulunduğu mahalledeki bir durakta bulduğunu, kendi hattını takarak telefonu kullandığını savunmuştur.
4. Şikâyetçinin kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, suç tarihinde işyerinde müşteri olarak sadece sanığın bulunduğunu, çalışmak için döner tezgahının bulunduğu yere geçtiği sırada sanığın masa üzerinde duran cep telefonunu alıp gittiğini, olaydan bir hafta sonra elinde cep telefonu ile sanığı görüp etraftaki esnaftan sorarak sanığın isminin … olduğunu öğrendiğini beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, hırsızlık suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; suça konu cep telefonuna suç tarihinden bir gün sonra sanık adına kayıtlı hattın takılarak kullanıldığına dair kayıt ile şikâyetçinin olay anında işyerinde müşteri olarak sadece sanığın bulunduğu ve olaydan bir hafta sonra sanığın elinde cep telefonunu gördüğüne dair beyanları karşısında, sanığın suça konu cep telefonunu aynı mahalledeki bir durakta bulup kullandığına ilişkin beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanığın eyleminin sabit görülmesi nedeniyle, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve uygulamasına, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/332 Esas, 2016/524 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.