Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7742 E. 2023/356 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7742
KARAR NO : 2023/356
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/459 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebebi; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde yanında bulunan arkadaşı … ile kahvaltı yaptıkları, suça sürüklenen çocuğun lavaboya gittiği esnada lavabonun yanında asılı bulunan şikâyetçinin ceketinin cebindeki paraları alarak dışarı çıktığı ve paraları çöp kutusunun yanına attığı, şikâyetçinin durumu fark etmesi üzerine eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Tanık …’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, suça sürüklenen çocuk …’ın cebindeki parayı çıkarıp çöp kovasına attığını kesin ve net olarak gördüğünü beyan etmiştir.
4. Şikâyetçi …’in aşamalardaki ifadelerinde, suça sürüklenen çocuk …’in lavaboya ikinci kez girip çıkmasının ardından dışarı çıktığını, lavabonun yanında asılı ceketinin cebindeki 600,00 TL parasının yerinde olmadığını görmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun arkadaşı …’yi dışarıya bırakmadığını, yan taraftaki tanık …’yi çağırdığını, suça sürüklenen çocuk …’in tekrar işyerine girdiğini, tanık …’nin suça sürüklenen çocuk …’in parayı çöp kovasının yanına attığını söylemesi üzerine baktığında 600,00 TL parasını orada bulduğunu, eylemi yapan çocuğun suça sürüklenen çocuk olduğundan emin olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, Mahkemenin kanaat ve takdirine, tanık …’nin soruşturma aşamasına alınan beyanı, şikâyetçinin aşamalardaki beyanları ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suç vasfının doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35 inci maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama neticesinde gerekçeli karar başlığına “çocuk mahkemesi sıfatıyla” yargılama yapıldığının yazılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Suça sürüklenen çocuk hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesinin gerektiği, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, anılan ilamın kesinleşme tarihinin, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişiklik tarihinden önce olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan şikâyetçinin maddi bir zararının olmadığı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “… hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan 5271 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle yapılan değişiklik doğrultusunda denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/459 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.