YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7743
KARAR NO : 2023/763
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle 2015/20017 iddianame numaralı 13.11.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış, … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/1001 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 168/2, 62, 53, 58 maddeleri gereğince sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin sanığın suç kastının bulunmadığına, kurulan hükümde lehe maddelerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … Marketlerinde katılanın kasiyer olarak çalıştığı, olay tarihinde sanığın gündüz vakti markete gelerek 12,00 TL değerinde ürün alıp kasaya geldiği, önce 200,00 TL parayı katılana uzatıp verdiği, akabinde “aslında kendisinde alışveriş karşılığı olan bozuk 10,00 TL parası olduğunu ancak yine de 200,00 TL’yi bozdurmak istediğini” söylemesi üzerine kasiyer olan katılanın 200,00 TL’yi bozarak parayı sanığa verdiği, devamında sanığın suç kastıyla hareket ederek kasiyer olan katılanın dikkatini dağıtmak ve kafasını karıştırıp kendi lehine menfaat temin etmek maksadıyla 10,00 TL’yi de vermeyip 200,00 TL vermiş gibi yapıp, para üstü olarak 190,00 TL’yi katılanın elinden “acelem var” deyip aniden çekip alarak oradan uzaklaştığı, sanığa kolluktaki sistemde bulunan daha önceki suç kayıtlarına ilişkin fotoğraflarının incelenmesi üzerine ulaşıldığı, kovuşturma aşamasında sanığın zararı giderdiği, sanığın tevilli ikrarı, katılanın beyanları, tüm dosya içeriğiyle eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu tespit edilerek hırsızlık suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın adli sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A) Kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinden uygulama yapıldığı; ancak sonuç ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 231 ve 5237 sayılı Kanun’un 51, 50 maddelerinden uygulama yapılmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden bu sebeplerle hukuka aykırılık görülmemiştir.
B) 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/1001 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.