YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7757
KARAR NO : 2023/495
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2014 tarihli ve 2014/2332 Esas, 2014/5379 Soruşturma, 2014/1381 İddianame numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/3 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/408 Esas, 2016/728 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin savunmasında, suça konu motosikleti olay günü kendisine getirenin … isimli şahıs olduğunu belirterek atılı suçlamayı kabul etmemesine karşın, bu savunmada adı geçen kişinin ifadesine başvurulmadan ve müvekkilinin atılı suçu işlediğine ilişkin somut delillere dayanılmadan verilen mahkûmiyet kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, ayrıca müvekkili suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının da değerlendirilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 13.08.2014 tarihinde gündüz vakti, katılanın suça konu motosikletinin sokak üzerinde park halinde bulunduğu yerden çalınması üzerine başlatılan soruşturmada, kolluk görevlilerince yapılan araştırmada suça sürüklenen çocuğun dayısı olan tanık …’a ulaşıldığı ve bu tanığın aşamalardaki değişmeyen anlatımlarında, yeğeni suça sürüklenen çocuğun, olay günü suça konu motosikleti bulunduğu evin bahçesine getirdiğini, motosikletin plakalarını söktüğünü ve bahçede kalmasını kendisinden istediğini, polisler tarafından kendisine ulaşılınca durumu anlattığını ve bahse konu bahçede bulunan motosikleti polislere gösterdiğini, ayrıca plakaların da bahçe içinde bulunan kümesin yan tarafında polislerce yapılan aramada bulunduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk soruşturma aşamasındaki ifadesinde, suçlamayı kabul etmeyip dayısına motosiklet bırakmadığını belirtirken; duruşmadaki savunmasında, olay günü arkadaşı … ile birlikte olduğunu, …’ın yanında bir motosiklet olduğunu ve kendisine motosiklete benzip alıp geleceği için motosikletin yanında beklemesini söylediğini, fakat …’ın gelmediğini, sonradan öğrendiğine göre dolmuşa binip gittiğini, kendisinin de motosiklete bir zarar gelmesin diye dayısı …’a götürdüğünü, fakat motosikletin çalıntı olduğunu bilmediğini, çalıntı olduğunu bilse dayısına götürmesinin mümkün olmadığını, motosikletin üzerinde plaka olmadığını, bu yüzden plakayı söktüğü yönündeki iddiayı da kabul etmediğini, ayrıca, dayısının beyanlarını kabul etmediğini, suçun üzerine kalacağını düşünerek korktuğundan bu şekilde beyanda bulunduğunu belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Dosya içerisinde yer alan 13.08.2014 tarihli kolluk tutanağına göre, tanık …’ın bulunduğu evin bahçesinin arka kısmında suça konu motosikletin ve yine bahçe içindeki kümesin yanında bu motosiklete ait plakanın ele geçtiği ve 14.08.2014 tarihli kolluk tutanağına göre de, olayın faili olarak aranmakta iken suça sürüklenen çocuğun bir başka hırsızlık suçunun şüphelisi olarak … isimli kişi ile birlikte yakalandıkları anlaşılmıştır.
4.Suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim edilen sosyal inceleme raporu için bilirkişiye 75,00 TL ücret takdir edildiğine dair ara karar dosyada mevcuttur.
5.Mahkemece, tanık …’ın suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir herhangi bir durum olmadığından ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda birbiri ile çelişen savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik olması sebebiyle itibar edilemeyeceğinden bahisle suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği kabul edilmiş; ayrıca usûl ve yasaya uygun şekilde gerekçelendirilerek suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre 27.02.1999 doğumlu olup 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 13.02.2015, 14.04.2016 ve 10.05.2016 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 185 inci maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki ifadesinde, suçlamayı kabul etmeyip dayısı olan tanık …’a motosiklet bırakmadığını belirtirken; duruşmadaki savunmasında ise olay günü arkadaşı … ile birlikte olduğunu ve suça konu motosikleti …’ın kendisine getirdiğini beyan etmesi karşısında, … isimli şahsın konuya ilişkin ifadesi alınarak ve suça sürüklenen çocuktan da aşamalardaki savunmaları arasındaki çelişki sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2.18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle anılan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/408 Esas, 2016/728 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.