Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/776 E. 2021/12019 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/776
KARAR NO : 2021/12019
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/4, 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 6 yıl 3 ay hapis, 2 kez 10 ay hapis ve 2 kez 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2017 tarihli ve 2015/215 esas, 2017/497 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/11/2020 gün ve 11355-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2020 gün ve 2020/106138 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/4, 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 6 yıl 3 ay hapis, 2 kez 10 ay hapis ve 2 kez 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2017 tarihli ve 2015/215 esas, 2017/497 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2017 tarihli kararının adı geçen sanık ile birlikte aynı suçtan mahkum edilen sanık … … tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06/04/2018 tarihli ve 2018/356 esas, 2018/632 karar sayılı ilâmı ile kurulan tüm mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 289/1. maddesi gereğince yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle bozulduğu, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/166 esas sayılı dosyasının kül halinde incelenmesi, burada görüntü kaydı varsa alınması ve davaların mümkün olduğu takdirde birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği halde birleştirilmediği, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/599 esas sayılı dosyasının kül halinde incelenmesi, burada görüntü kaydı varsa alınması ve davaların mümkün olduğu takdirde birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği halde birleştirilmediği, ayrıca suçta kullanıldığı belirtilen aracın … … tarafından kiralandığı
konusunda şüphe bulunmamakla birlikte kiralama sonrasında kullanıma ilişkin istinaf talebinin esastan incelenmesi mümkün bulunmayan sanık …’tan bu hususun sorulmadığı, suç tarihinde aracın kimde olduğu ve ne suretle kullanıldığı konusunun açıklığa kavuşturulmadığı, görüntülerde olayın fail ya da failleri olabilecek kişilerin net biçimde görüntülerinin olmadığının anlaşılmasına rağmen diğer olaylarla ilgili dosyalarda görüntüler mevcut ise bunlara göre durumun değerlendirilmesi gerektiği halde bu yolda işlem yapılmadığı, suçta kullanılan aracın sanık … … tarafından kiralandığı fakat sanık … tarafından kullanıldığı yolundaki savunma nedenleri de gözönüne alındığında, bu aracın kiralanmasından itibaren kamu davasına konu olayında dahil olduğu benzer suçların işlendiğinin anlaşılması karşısında, savunmaların ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekmekle, davaların birleştirilmesine karar verilerek işlem yapılması yoluna gidilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmaz ise ilgili dava dosyalarının özetlerinin tutanağa geçirilmesi, bu dosyalarda mevcut görüntü vs kanıtların değerlendirilmesi, dosyaların onaylı örneklerinin bu dava dosyası arasına alınması, bu suretle işlem yapılmasının zorunlu bulunmasına rağmen yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olması, ilk derece mahkemesinde görülen davalar ile istinaf aşamasında olan davaların birleştirilerek görülmesinin mevcut hale göre mümkün bulunmaması hususlarına da anılan kararda değinildiği ve bu sebeplerle istinaf incelemesi yapılmayan sanık … hakkında verilen hükmün de yasal ve yeterli gerekçeyi içermediği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, her iki katılanın işyerine zarar verilerek girilip, suça konu eşyalarının çalınması olayında; … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2017 tarihli kararının adı geçen sanık ile birlikte aynı suçtan mahkum edilen sanık … … tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06/04/2018 tarihli ve 2018/356 esas, 2018/632 karar sayılı ilâmı ile kurulan tüm mahkumiyet hükümlerinin;
“… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/166 esas sayılı dosyasının kül halinde incelenmesi, burada görüntü kaydı varsa alınması ve davaların mümkün olduğu takdirde birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği halde birleştirilmediği,
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/599 esas sayılı dosyasının kül halinde incelenmesi, burada görüntü kaydı varsa alınması ve davaların mümkün olduğu takdirde birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği halde birleştirilmediği,
Ayrıca suçta kullanıldığı belirtilen aracın … … tarafından kiralandığı konusunda şüphe bulunmamakla birlikte kiralama sonrasında kullanıma ilişkin istinaf talebinin esastan incelenmesi mümkün bulunmayan …’tan bu hususun sorulmadığı, suç tarihinde aracın kimde olduğu ve ne suretle kullanıldığı konusunun açıklığa kavuşturulmadığı,
Görüntülerde olayın faili ya da failleri olabilecek kişilerin net biçimde görüntülerinin olmadığının anlaşılmasına rağmen diğer olaylarla ilgili dosyalarda görüntüler mevcut ise bunlara göre durumun değerlendirilmesi gerektiği halde bu yolda işlem yapılmadığı,
Suçta kullanılan aracın sanık … … tarafından kiralandığı fakat … tarafından kullanıldığı yolundaki savunma nedenleri de gözönüne alındığında, bu aracın kiralanmasından itibaren kamu davasına konu olayında dahil olduğu benzer suçların işlendiğinin anlaşılması karşısında, savunmaların ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekmekle, davaların birleştirilmesine karar verilerek işlem yapılması yoluna gidilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmaz ise ilgili dava dosyalarının özetlerinin tutanağa geçirilmesi, bu dosyalarda mevcut görüntü vs kanıtların değerlendirilmesi, dosyaların onaylı örneklerinin bu dava dosyası arasına alınması, bu suretle işlem yapılmasının zorunlu bulunmasına rağmen yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesinde görülen davalar ile istinaf aşamasında olan davaların birleştirilerek görülmesinin mevcut hale göre mümkün bulunmaması nedenleriyle hükmün bozulması gerekmekle;
Sanık … …’ın istinaf nedenleriyle sanık hakkında katılan … ve … yönelik eylemleri nedeniyle hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan tüm mahkumiyet hükümlerinin CMK’nın 289/1 maddesi gereğince yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,” karar verildiği; bu sanık hakkında da yukarıda belirtilen … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06/04/2018 tarihli ve 2018/356 esas, 2018/632 karar sayılı ilamında belirtilen sebepler nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna geldiği anlaşılmış ise de; CMK 280/3. maddesi gereğince … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 06/04/2018 tarihli yapılan bozmanın hükmü süresinde istinaf etmeyen sanık
…’a sirayet edecek olması, sirayet hükmünün uygulanması için istinaf etmeyen sanığın talepte bulunmasına gerek olmaması, kanundan kaynaklanan bir durum olması, bozma kararında sirayetin belirtilmemesinin kanuni bir eksiklik olmayıp, bu hususun yerel mahkemece kendiliğinden gözetilip uygulanabileceği ilkeleri gereğince mahkemenin bu sanık yönünden sirayet sebebiyle yeniden duruşma açarak bozmada belirtilen ve kanun yararına bozma yasa yoluna gelen sebepleri sanık hakkında uygulayabilecek olması, kanun yararına bozma yasa yolunun uygulanabilmesi için hukuka aykırılığın giderilebilmesinde başka bir hukuki yolun olmamasının gerekmesi nedeniyle, taleple gelen bozma sebeplerinin kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından (…) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen olarak verilen 27/10/2017 tarihli ve 2015/215 Esas – 2017/497 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.