YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7773
KARAR NO : 2023/543
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan CMUK’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan CMK’nın 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, CMUK’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2014 tarihli ve 2014/27763 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın, gündüz vakti … Cafe adlı işyerindeki masa üzerine bırakılan cep telefonunu çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle TCK’nın 142/1-b, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2014/81 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, TCK’nın 141/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçelerinde; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; olayın oluş şekli, bilirkişi raporu ve sanığın kamera görüntülerindeki şahsın kendisi olduğunu kabul etmesi hususları dikkate alınarak, sanığın olay günü katılan tarafından … Cafe adlı yerdeki masanın üzerine bırakılan cep telefonunu çaldığı kabulüyle sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. Katılan aşamalarda; olay günü … Cafe adlı işyerindeki masa üzerine koyduğu 2.500,00 TL değerindeki cep telefonunun çalındığını ve zararının giderilmediğini beyan etmiş sanık soruşturma aşamasında; kamera görüntülerindeki şahsın kendisi olmadığını belirterek bahsi geçen eylemi gerçekleştirmediğini; kovuşturma aşamasında 03.12.2015 tarihli duruşmada bilirkişi raporunda yer alan fotoğraftaki kişinin kendisi olduğunu; ancak kameradaki kişinin kendisi olmadığını; 05.05.2016 tarihli duruşmada ise bahsi geçen yerde ayakta taksi beklemesinden ötürü desteğe ihtiyaç duyarak masaya elini koyduğunu fakat cep telefonunu çalmadığını savunmuştur.
3. Dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile; olay günü saat 13.46’da … Cafe adlı işyerinin önünde kaldırım üzerindeki masada bulunan katılana ait cep telefonunun çalındığı, kameradan elde edilen görüntülere yansıyan şahıs ile sanığın kimlik fotokopisindeki resmi karşılaştırıldığında; saç uzunluğu, kulak yapısı ve yüz hatları itibariyle benzerlikler olduğunun değerlendirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu tespit edildiğinden sanık hakkında kurulan hükmün uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere bozulması gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2014/81 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.