Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7776 E. 2023/355 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7776
KARAR NO : 2023/355
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/130 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 143 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.03.2021 tarihli ve 2016/316283 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suça konu motosikleti bulunduğu yerden suç kastı olmaksızın gezme amaçlı aldığı, sanığın eyleminin kullanma hırsızlığı olduğu, şikâyetçinin şikayetinden vazgeçtiği ve zararının olaydan 2 gün sonra giderildiğini beyan ettiği, Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın olay tarihi olan 27.01.2016 günü saat 22.15 sıralarında gece vakti … Mahallesi … Sokak … Toki Evleri A5-B6 Blok No:3 sayılı yer önündeki adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış olan motosikleti çaldığı, sanığın motosikleti tamircinin yakınına bırakarak terk ettiği etkin pişmanlık göstermediği, giderilen zararın malın iadesine değil oluşan hasara ilişkin olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanmamasının gerektiği, sanığın motosikleti alıp kullanılamaz şekle geldikten sonra terk ettiği, somut olayda motosikleti kullanıp zarar verilmeksizin bulunacak yere bırakma durumu bulunmadığından eylemin kullanma hırsızlığı olmadığı kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında ikrara dönük savunmada bulunmuş, motosikleti gezme amaçlı aldığını, bulunması için tamirciye bıraktığını beyan etmiştir.
3. Tanık …’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, motosiklet tamircisi olduğunu, sanığın motosikleti tamir ettirmek amacıyla dükkana getirdiğini, kontak anahtarı ve depo anahtarının değiştirilmesini istediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafiinin, sanığın motosikleti gezme amaçlı aldığı, suç kastının olmadığı, eylemin kullanma hırsızlığı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; kolluk görevlilerince düzenlenen 28.01.2016 tarihli muhafaza altına alma, Cumhuriyet savcısı ile görüşme, görgü ve tespit tutanağı, tanık …’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesi ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın suç tarihinde gece vakti şikâyetçiye ait motosikleti düz kontak yaparak çaldıktan bir süre sonra motosikletle kaza yapıp bir başka mahallede bulunan tamirciye motosikleti tamir ettirmek ve motosikletin kontak anahtarını değiştirmek amacıyla bıraktığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eylemin kullanma hırsızlığı olmadığı yönündeki Mahkemenin kabul ve uygulamasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak;
4. Sanık müdafiinin sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; şikâyetçiye ait motosikletin sanık tarafından çalınmasından sonra kolluk görevlilerince hasarlı halde bulunarak şikayetçiye teslim edildiği, motosikletin teslim edilmesi hususunda sanığın herhangi bir rızai iadesinin bulunmadığı ancak şikayetçinin 10.03.2016 tarihli duruşmada alınan ifadesinde, motosikletteki zararın motosikletin bulunmasından 2 gün sonra giderildiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; hasara ilişkin zararın giderilmesinin kısmî iade niteliğinde olup, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle şikâyetçiden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Dosya kapsamına göre, şikâyetçiye ait motosikletin Toki Evleri …-… Blok önünde park halinde iken çalındığı, dosya içerisindeki görgü tespit tutanağı ve olay yeri krokisinde, olay yerinin mahiyetine ilişkin yeterli anlatım ve tasvirin bulunmaması, motosikletin park edildiği yerin binanın eklentisi olup olmadığı veya binanın site içinde ve site etrafının dış dünyadan herhangi bir işaretle ayrılıp ayrılmadığının kesin olarak anlaşılamaması nedeniyle, motosikletin çalındığı yerin binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığının kesin olarak tespiti bakımından, bu hususta şikâyetçi ile suç tarihinde motosikleti kullanmakta olan tanık …’nın dinlenip olay yerinde keşif de yapılarak araştırma yapılması, yapılacak araştırma sonucuna göre motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi ile uygulama yapılması, aksi halde aynı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
6. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2013 tarihli ve 2013/125 Esas, 2013/559 Karar sayılı ilamına konu mala zarar verme suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek, anılan ilamın tekerrüre esas olup olmayacağının uyarlama yargılaması neticesine göre değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 4, 5 ve 6 numaralı bentlerde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/130 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.