Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7787 E. 2023/358 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7787
KARAR NO : 2023/358
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/90 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediği, söz konusu cep telefonunu yerde bulup sivil polislere verdiği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; olay günü … adlı mağazada bulunan şikâyetçinin yanına yaklaşan sanık …’ın şikâyetçinin cebinde bulunan cep telefonunu çaldığı, bu hususu orada bulunan görevli polis memurlarının gördükleri, polis memurlarının şikâyetçiye eksik bir şeyinin olup olmadığını sordukları, şikâyetçinin üzerindeki cep telefonunun bulunmadığını söylemesi üzerine sanık …’ı yakaladıkları ve sanığın cep telefonunu polise teslim ettiği, sanık …’ın telefonu yerde bulduğunu söyleyerek suçlamayı dolaylı olarak ikrar ettiği, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir.
2.Sanık … aşamalardaki savunmalarında, suça konu cep telefonunu … adlı mağazada yerde bulduğunu savunmuştur.
3. Kolluk görevlilerince düzenlenen 26.01.2016 tarihli tutanakta, … adlı mağazada sanık …’ın şikâyetçinin cebinden suça konu eşyayı aldığının görüldüğü belirtilmiştir. Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen tutanak mümzi polis memurlarının ifadelerinde özetle, tutanak içeriğini doğruladıkları anlaşılmıştır.
4. Kolluk görevlilerince düzenlenen 26.01.2016 tarihli CD izleme tutanağında, olay yeri güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesinde, sanığın şikâyetçinin montunun cebinden cep telefonunu çaldığının görüldüğü tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, hırsızlık suçunu işlemediği, suça konu cep telefonunu yerde bulduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; olay tutanağı, tutanak mümzi tanık beyanları, CD izleme tutanağı ile dosya kapsamından, sanığın suça konu cep telefonunu şikâyetçinin montunun cebinden çaldığının sabit olduğu, sanığın suça konu cep telefonunu yerde bulduğuna dair beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/90 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.