Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7892 E. 2023/654 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7892
KARAR NO : 2023/654
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2016 tarihli ve 2016/1237 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 116/1-4, 53, 58. ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 168/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 116/4, 62 ve 53. maddeleri uyarınca10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığa TCK’nın 145. maddesi gereğince ceza verilmemesi veya indirim uygulanması gerektiğine ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, olay tarihinde sanığın gece sayılan zaman dilimi içerisinde şikâyetçinin ikamet etmiş olduğu apartmana giderek 80,00 TL değerindeki bir çift botu çaldığı, etkin pişmanlıkta bulunmak suretiyle mağdurun zararını giderdiği kabul edilmiştir.
2. Sanık, suçlamaları kabul ettiğini beyan etmiştir.
3.Mağdur tarafından, kovuşturma aşamasında mahkemeye hitaben yazılan 23.06.2016 tarihli dilekçede tüm zararının giderildiğini belirttiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 116/4. maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, önce TCK’nın 116/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezasına ve devamında TCK’nın 116/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın adli sicil kaydı göz önüne alındığında, mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50, 53. ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dayanak olan gerekçesinin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde lehe hükümlerin uygulanmaması yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a. Sanığın, çaldığı bir çift botun değerinin mağdur beyanına göre 80,00 TL olması karşısında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Mahkemece, mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiğinin kabul edilmesi karşısında; sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca en fazla 1/2 oranında indirime gidilmesi gerekirken, 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
c. Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 168/2. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B-3) bölümünde (a), (b) ve (c) bentlerinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.