Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8025 E. 2023/325 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8025
KARAR NO : 2023/325
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2015 tarihli iddianamesi ile; şikayetçinin iş yerinde kapı kilit göbeğinin kırılması ile 6.000,00 TL değerinde eşyanın çalınması eyleminde kamera kayıtlarından elde edilen görüntüler sonucu eylemi gerçekleştiren üç kişiden ikisi olan dava dışı hükümlü … ile dosyası tefrik edilen suça sürüklenen çocuk …’in tespit edildiği ve suça sürüklenen çocuğun ifadesinde yanlarındaki üçüncü şahsın sanık … olduğunu ifade etmesi üzerine sanığın tespit edildiği, alınan ifadesinde gözcülük yapmak suretiyle eyleme katıldığını ikrar etmesi sebebiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 143. maddesi, 151. maddesinin birinci fıkrası, 116. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 39. maddesinin birinci fıkrası ve 58. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 Tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/567 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında
1. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinin ikinci fıkrası, 143. maddesi, 39. maddesinin birinci fıkrası, 62. maddesinin birinci fıkrası ve 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 39. maddesinin birinci fıkrası, 62. maddesinin birinci fıkrası ve 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinin birinci fıkrası, 39. maddesinin birinci fıkrası, 62. maddesinin birinci fıkrası ve 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin temyiz sebepleri
1.Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden suç yerinin mesken değil iş yeri olduğu halde konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulmasına,
2. Hırsızlık suçu yönünden duruşma açılarak mala zarar verme suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına ve şikayetçinin ifadesinin alınmadan karar verildiğine,
3. Mala zarar verme suçu yönünden sanığın suça gözcülük seviyesinde katıldığı ve mala zarar verme eylemine iştirakinin olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.08.12.2014 tarihinde 28.12.2014 tarihli CD İzleme Tutanağı içeriğine göre kamera saatiyle 00.42 sıralarında şikayetçinin iş yerine kapı kilidi kırılarak girildiği ve iş yerinden 6.000,00 TL değerinde muhtelif eşyalar çalındığı, kamera görüntülerinden tespit edilen … ve … hakkında ayrıca yargılamalar yapılarak mahkumiyet kararları verildiği, …’in ifadeleri ile olay yerindeki üçüncü şahsın sanık … olduğunun tespit edildiği, sanığın alınan ifadelerinde diğer şahıslarla birlikte olay yerine gittiğini ve gözcülük yapmak ve çalınan eşyaların taşınmasına yardım etmek suretiyle eyleme katıldığını ancak içeri girmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
2.28.12.2014 tarihli CD İzleme Tutanağı’nda olay yerine üç şahsın geldiği, şahıslardan …’nun kapı kilidini kırdığı, bu esnada diğer şahıs …’in de olay yerine gelerek çevreyi gözetlediği, bu sırada …’nun kapının kilidini kırdığı ve eşgali belli olmayan üçüncü şahıs ile birlikte içeri girdikleri ve saat 01.47 sıralarında sırtlarında çuvallar ile birlikte iş yerinden çıkıp kaçtıkları tespit edilmiştir.
3. Şikayetçiye duruşma davetiyesinin tebliği işlemi MERNİS adresi ile aynı olan bilinen adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre yapıldığı anlaşılmış ise de; gerekçeli kararın şikayetçinin bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre tebliğ edildiği, bu tebligatın iadesi üzerine MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat işleminin tamamlandığı, şikayetçinin hükümlere ilişkin temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un ‘uzlaşma’ başlıklı 253. maddesinin üçüncü fıkrasında suç tarihi itibariyle, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 08.12.2014 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin bu husustaki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Şikayetçinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın önce bilinen en son adresine, buradan iade edilmesi üzerine MERNİS adresine tebliğ edilmesi şeklindeki tebliğ işleminin usule uygun olduğu, bu şekilde karardan haberdar edilen şikayetçinin temyiz isteminde bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin şikayetçinin beyanı alınmadan karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığı, gerekçe ve hüküm kısımlarında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hüküm kurulduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın mala zarar verme suçunda bizzat eylemi gerçekleştiren fail olmasa dahi eylemin başlangıcından tamamlanmasına kadar diğer faillerle birlikte hareket ederek suça iştirak eden sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Sanık müdafiinin sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği ve bu talebin mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
C.Tüm Suçlara İlişkin Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 28.12.2014 tarihli CD İzleme Tutanağı’nda dava dışı … kapı kilidini kırdıktan sonra eşgali tespit edilemeyen üçüncü şahısla birlikte iş yerine girdiklerinin belirtildiği, yapılan araştırmalar sonucunda bahse konu üçüncü şahsın sanık … olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından sanığın eyleme bizzat katıldığının göz ardı edilmesi sonucunda hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39. maddesinin birinci fıkrası uygulanmış ise de sanığın savunmasına itibar edilerek eyleminin gözcülük yapma ve eşyaların taşınmasına yardım etme seviyesinde kaldığı kabul edilse dahi suç hareketlerinin başlangıcından tamamlanmasına kadar diğer faillerle birlikte iştirak eden sanığın tüm suçlardan müşterek fail olarak 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus hırsızlık suçu yönünden bozma sebebi yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 Tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B.3.) ve (C.1.) bentlerinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 Tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.