Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8064 E. 2023/378 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8064
KARAR NO : 2023/378
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)… Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/11/2015 tarihli iddianame ile müştekinin sokak üzerinde park halinde bulunan motosikletinin 22.06.2015 tarihinde çalındığı ve motosikletin suça sürüklenen çocuğun kullanımındayken 09.11.2015 tarihinde yakalandığı iddiasıyla, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2)… Çocuk Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/732 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz dilekçesinde, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması sebebiyle hükmü temyiz ettiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Müştekinin soruşturma aşamasında dinlenilmesi sırasında, 22.06.2015 günü 02.00 sıralarında … marka kırmızı renkli motosikletini sokak önüne park edip, direksiyon kilidini kilitlediği ve ayrıca elektrik direğine zincirle kilitledikten sonra motosikletinin yanından ayrıldığı, sabah 08.15’te ise motosikletinin bıraktığı yerde olmadığını fark ettiği, motosikletinin asıl ve yedek anahtarının, ruhsatının ve plakasının kendisinde olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir. Kovuşturma aşamasında dinlenen müşteki yine motosikleti zincirle kilitleyerek park ettiğini, motosiklet kilidinin kesilerek boş inşaata atıldığını beyan ettiği belirlenmiştir.
2.Dosya kapsamında yer alan 09.11.2015 tarihli tutanakta, polislerin durumundan şüphelenerek durdurdukları motosikletin müştekiye ait çalıntı motosiklet olduğu, tanık olarak dinlenen …’in motosikleti kullandığı, suça sürüklenen çocuk …’ın ise motosikletin arka yolcu koltuğunda oturduğu tespit edilmiştir.
3.Motosiklet durdurulduğunda motosikleti kullanan kişi olan …’in motosikletin …’a ait olduğunu bildiğini, motosikletin çalıntı olduğunu bilmediğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
4.Suça sürüklenen çocuk …’ın yakalandıkları tarihten bir buçuk ay kadar önce 23-24 yaşında isminin … veya … olduğunu bildiği bir şahıstan motosikleti 700,00 TL’ye satın aldığını, motosikleti satın aldığı şahsın soyadını bilmediğini, telefon numarasını almadığını, evini bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında dinlenilmesinde ise, motosikleti iki ay kullandığını, 1.500,00 TL’ye satın aldığını söylediği tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki çelişkili beyanları, hırsızlık suçlamasıyla muhatap olan suça sürüklenen çocuğun motosikletini satın aldığını iddia ettiği şahsın tespit edilmesi için herhangi bir çaba sarf etmediği, soruşturma ve kovuşturma makamlarının ısrarına rağmen aracı satın aldığını iddia ettiği kişiye ait kimlik ve adres bilgileri vermediği, motorlu araçların satışına dair usuli işlemleri yerine getirmeden satış işlemini yaptığını beyan ettiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; müştekinin soruşturma aşamasında dinlenilmesi sırasında, motosikletini elektrik direğine zincirle kilitledikten sonra motosikletinin yanından ayrıldığı, sabah 08.15’te ise motosikletinin park ettiği yerde olmadığını fark ettiği, kovuşturma aşamasında ise yine motosikleti zincirle kilitleyerek park ettiğini beyan ettiği, bahse konu bu eylemin 5237 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca uygulama yapılarak suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Çocuk Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/732 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.