Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8090 E. 2023/2684 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8090
KARAR NO : 2023/2684
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, konut
dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2016 tarihli ve 2016/130 Esas No’lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü katılanın ikametinin oturma odasında bulunan çantası içerisinden Nokıa ve Samsung markalarda iki adet cep telefonunu çaldığı iddiasıyla hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/1 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararı ile sanığa ek savunma hakkı tanınarak değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62, 50/1-a ve 52/1. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurundaki beyanı ile kovuşturma aşamasında alınan beyanı arasında açık çelişki ve tutarsızlık olduğuna, katılana ait cep telefonu çalınıp, katılanın hattı çıkarıldıktan hemen sonra (4 saat) sanığa ait hattın takıldığı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya matuf olduğuna, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hüküm kurulması gerektiğine,
Sanığın temyiz istemi ise, hakkında yeterli delil bulunmadığı halde 3.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiğine, ancak söz konusu davada kendisinin bir suçu olmadığına, Suriye uyruklu bir şahıstan 30,00 TL karşılığında Nokia marka bir telefon satın alıp, aldıktan sonra telefonun kapağının altında bir hat olduğunu fark ettiğine, hattı kırıp attığına, daha sonra kendine ait hattı takıp kullandığına, hırsızlık olayıyla hiçbir ilgisi olmadığına bu sebeple verilen cezanın iptalini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, olay tarihinde ikametinin oturma odasında bulunan çantasının içinden Nokıa ve Samsung marka iki adet cep telefonu ve 3.110,00 TL para çalındığını beyan ederek ihbarda bulunması üzerine, Nokıa marka cep telefonunun olayın ertesi günü, katılana ait hat çıkartıldıktan 4 saat sonra sanığa ait hat ile kullanmaya başlandığı ve sanığın aşamalardaki savunmalarının çelişkili olduğu belirlenmiş, ancak sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından Yerel Mahkemece sanığın, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatine, kendi hattını takarak suça konu telefonu kullanması şeklindeki eyleminin de suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı kabul edilerek, ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Katılanın soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit edilmiş, sanık üzerine atılı suçlamaları inkâr etmiş, suça konu cep telefonlarına ait suç tarihinden itibaren kullanım bilgilerinin yer aldığı TİB kayıtlarının dava dosyasında mevcut olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamına göre; 21.07.2015 tarihinde katılanın ikametinden çalınan iki adet cep telefonundan birinin, olayın ertesi günü sanığa ait hat ile kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının çelişkili olduğu ve sanığın telefonu başkasından satın aldığını ispatlayamadığı gibi hattını başkasına verdiğine dair de dosyaya herhangi bir delil sunamadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu gözetilmeden aşamalarda çelişki arz eden ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre de;
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.