Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8105 E. 2023/829 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8105
KARAR NO : 2023/829
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2166 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/929 Esas, 2016/660 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 168/2, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçun TCK’nın 155. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, ayrıca cep telefonunun mağdur tarafından kilitlenmemesi nedeniyle TCK’nın 142/2-h maddesinin oluşmayacağına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, mağdurun suç tarihinde … Kolejine müzik programı vesilesiyle katıldığı ve şahsına ait cep telefonunu müzik kontrol odasında şarja takılı bir vaziyette bıraktığı, sanığın ise mağdura ait cep telefonunu çaldığı kabul edilmiş, sanığa hakkında TCK’nın 142/2-h maddesinin uygulanması ihtimali nedeniyle ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmiş, kovuşturma aşamasında mağdurun tüm zararını gidermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafiinin suçun TCK’nın 155. maddesini oluşturduğuna yönelik temyizi yönünden; mağdurun suça konu cep telefonunun zilyetliğini sanığa devrettiği gibi bir durumun olmaması nedeniyle sanığın kastının telefonu çalmaya yönelik olduğu ve eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 168/2. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/929 Esas, 2016/660 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.