YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8143
KARAR NO : 2023/738
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.02.2016 tarihli ve 2016/414 Esas, 2016/574 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında katılana yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılması, aynı Kanun’un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarına ve 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ve mala zarar verme suçundan 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü katılana ait aracın kapılarını zorlamak suretiyle zarar vererek mala zarar verme suçunu, kapıları kilitli vaziyette olan araç içerisindeki oto teybini ve hoparlörünü alarak da kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşyaya yönelik hırsızlık suçunu işlediği, olay anına ait tanık veya kamera görüntüsü olmaması sebebiyle suçların sanık lehine gündüz vakti işlendiğinin değerlendirildiği, her ne kadar sanık, katılana ait oto teybini ve hoparlörünü çalmadığını beyan etmiş ise de, suça konu oto teybi ve hoparlörün sanığın evinde ele geçmesi, suça konu eşyaları satın aldığına dair de herhangi bir belge ibraz edememesi nedeniyle sanığın bu beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilemeyeceği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/732 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.