YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/815
KARAR NO : 2021/10808
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür altına alınan şeyler hakkında hırsızlık
HÜKÜM : CMK’nın 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mahkemenin 09/03/2010 tarih ve 2010/59 esas, 2010/146 sayılı kararı ile elektrik hırsızlığı suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 10/05/2010 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 01/09/2014 tarihinde işlediği 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde yazılı tehdit suçu nedeniyle bildirim yapılan … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/10/2015 tarih 2015/781 Esas ve 2015/1005 Karar sayılı 04/01/2016 kesinleşme tarihli mahkumiyetine konu suçun CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış ise de, sanığın güncel adli sicil kaydına bakıldığında 5 yıllık denetim süresi içerisinde 16/10/2013 tarihinde işlediği 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2018 tarihli kararı ile verilen 2014/259 Esas 2018/300 Karar sayılı ilamının 23/03/2016 tarihinde kesinleştiği ve bu kararın hükmün açıklanmasına esas alınabileceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nun 492/2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanunun 102/4, 104/2,104/3 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun aynı suça uyan 163/1 , 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri bakımından, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması nedeniyle sanığın mühür altına alınan şeyler hakkında hırsızlık suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 102/4, 104/2,104/3 maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.05.2010 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 16.10.2013 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, dava zamanaşımının 16.11.2002 olan suç tarihinden ceza verilmesine yer olmadığı kararının verildiği 12.04.2016 tarihi arasında geçmiş bulunduğu gözetilmeden davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 31/05/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.