YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8267
KARAR NO : 2023/1149
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2016 tarih ve 2016/947 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h, 116/1. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, aynı Kanun’un 116/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; cezalarını temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, sanığın olay günü mağdura ait ikametin bulunduğu apartmana saat 13.00 sıralarında girdiği, mağdura ait ikamete çıkarak açık olan kapıdan içeriye girdiği, evin içerisini dağıttığı ve yatak odasındaki elbise dolabının içerisinde bulunan mağdura ait ceketin cebindeki 50,00 TL’yi alarak evin penceresine yakın bulunan incir ağacından inerken tanık S.U.’nun sanığı görmesi üzerine sanığın olay yerinde bisikletini bırakarak uzaklaştığı, tanık S.U.’ya polis merkezinde ve 31.03.2016 tarihli celsede yaptırılan teşhiste sanığı kesin olarak teşhis ettiği, ayrıca olay yerinden elde edilen parmak izleri ile sanığın parmak izlerinin mukayesesi neticesinde dosya içerisinde mevcut uzmanlık raporuna göre olay yerinde tespit edilen parmak izinin sanığa ait olduğunun belirlendiği, sanığın samimi ikrarda bulunduğu, kabul edilmiştir.
2. Sanık, suçlamaları kabul ettiğini beyan etmiştir.
3.Sanığa ait adli sicil kaydı ile nüfus kayıt örneği dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, sanık adının “… Kaygısız” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüş, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de uygun görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydına göre … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli ve 2013/638 Esas, 2014/44 Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan verilip 25.02.2014 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli ve 2013/268 Esas, 2014/172 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması, suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1. Sanığın, mağdura ait ikâmetten 50,00 TL para çalması karşısında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığın adli sicil kaydına göre … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli ve 2013/638 Esas, 2014/44 Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan verilip 25.02.2014 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli ve 2013/268 Esas, 2014/172 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli ve 2013/638 Esas, 2014/44 Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan verilip 25.02.2014 tarihinde kesinleşen 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli ve 2013/268 Esas, 2014/172 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasının esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/142 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca tekerrür hükümleri açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.