Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8309 E. 2023/1049 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8309
KARAR NO : 2023/1049
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 tarihli ve 2016/3462 Soruşturma, 2016/1809 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h; konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1; 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 168/2, 116/1, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 1 ay ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçları işlediğine dair parmak izi dışında mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak ve savunmasının aksini gösterir, kesin ve yeterli delil bulunmamasına rağmen, atılı suçlardan beraat kararı yerine hapis cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiği, sanığın zararı giderdiği halde hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin bozma nedeni olduğuna ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, sanığın 23.12.2015 tarihinde belirlenemeyen ve bu nedenle şüpheden sanığın yararlandırılmasına ilişkin genel ilke gözetilerek gündüz sayılan bir zaman diliminde, mağdurun ikametine girerek 500,00 TL para, 15 adedi özel yapım olan ve iki tanesi de altın işlemeli olan tesbihleri çaldığı kabul edilmiştir.
2. Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Gurup Amirliği görevlilerince olay yerinde yapılan parmak izi çalışmalarında elde edilen 1 adet bulgu numarası 1b olan giriş kapısı yan çıtası dış yüzeyi üzerinden elde edilen ve otomatik avuç ve parmak izi teşhis sistemi (APFİS) veri tabanında parmak izinin sanığın “sağ el baş parmak izi ile aynı olduğu” tespit edilmiştir.
3. Sanık, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu hırsızlık yapıp yapmadığını hatırlamadığını, mahkeme huzurunda alınan ifadesinde ise uyuşturucu amacıyla suça konu yere girdiğini, atılı suçlamaları kabul etmediğini savunduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdurun suça konu eylemleri 23.12.2015 günü saat 22.30 sıralarında ikametine geldiğinde fark ettiği ve eylemlerin gerçekleştiği zamana ilişkin bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
5. Mağdur vekilinin zararın tamamen giderildiğini ve şikâyetlerinden vazgeçtiklerini içeren 26.04.2016 tarihli dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; tüm dava dosyası kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen parmak izinin tutanağına göre parmak izinin apartman içerisindeki müstakil dairesinin giriş kapısının dış yüzeyinden elde edilmiş olması, sanığın tevilli ikrar içeren ifadeleri karşısında, eylemler sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararları kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kurulan hükümler hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin bozma nedeni sayıldığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden; sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sonuç ceza miktarının 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması bakımından cezanın miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu ve bu itibarla uygulanamayacağı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan 5 ay hapis cezası bakımından ise, mahkemece, “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışları gözetildiğinde sanığın pişmanlık duyduğu ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve aynı gerekçe ile sanık hakkında CMK’nın  231/5. maddesi uyarınca  hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına  taktiren yer olmadığına,” şeklinde karar verildiği, ilgili hükümlerin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu, ayrıca adli sicil kaydında yer alan kasıtlı suçtan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.