YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8329
KARAR NO : 2023/1001
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.04.2015 tarihli ve 2013/21 soruşturma numaralı iddianame ile; şikâyetçinin evinin kapısını kırarak içeri girdiği ve ziynet eşyası çaldığından bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 151/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/220 Esas, 2016/424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi uyarınca 6 ay, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun’un 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hakkında hükmedilen cezayı temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü katılanın eve döndüğünde daire kapısının açık olduğunu gördüğü, yaptığı araştırmada ziynet eşyalarının çalındığını tespit ettiği ve polisi aradığı, 31.12.2012 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, katılanın evinin giriş çelik kapısının alt kilit göbeğinin kırılmış olduğu, çocuk odasındaki karton kutu üzerinden bir adet parmak izi tespit edildiği, olay yeri inceleme ekiplerince mukayeseye elverişli elde edilen parmak izinin sanık …’nın sağ el orta parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği, sanığın atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan … 28. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş, 11.10.2012 tarihinde kesinleşen 2011/602 Esas, 2012/825 Karar sayılı ilâmı uyarınca verilen 2 yıl hapis cezasının TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı ve uzlaşma sağlanarak … Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli ek kararı ile düşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, suç tarihi itibari ile adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca bir mahkûmiyet kaydı bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının nazara alınmasında zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/220 Esas, 2016/424 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.